NASA, gelecekteki Ay vazifeleri için gök cisminde tek atomik reaktör inşa etmeyi planlarken, akıllarda tek sual var: Reaktör kazası olursa neler yaşanır?
NASA, gelecekte Ay’da kurulması planlanan üsler ve uzunluğu süreli vazifeler için gök cismine tek atomik reaktör inşa etmeyi hedeflediğini açıkladı.
Uzay keşiflerinde ehemmiyetli tek dönüm noktası olarak görülen bu plan, beraberinde çok eleştirel sualları da gündeme getiriyor: Projenin maliyeti ne olacak? Reaktörü çalıştırmak için Ay’da insanoğlu bulunması lüzumecek mi? Ve en çeşitlilik meraklı edilen sual: Ya reaktör arızalanırsa?
UZAYDA NÜKLEER ENERJİ
BBC’nin Science Focus ilim dergisine göre bu, insanlığın uzaya birinci kez atomik materyal gönderme planı değil. NASA, 1950’li yıllardan itibaren feza vazifeleri için uranyum yakıtlı SNAP (System for Nuclear Auxiliary Power) reaktörleri bağlı çalışıyor.
1965’te, Neil Armstrong Ay’a ayak basmadan 4 yıllar önce, SNAP-10A adlı sistemleri ABD’nin ve dünyanın birinci atomik enerjili uydusu olarak Dünya yörüngesinde 43 gün boyunca olan vazife yaptı. Daha sonrakiler yıllarda atomik enerji, Voyager gibi yoğun feza vazifelerinde ve Mars’taki Curiosity gezgininde da kullanıldı.
Bu vazifelerin tek kısmında, alçak kuvvetlü radyoizotop termoelektrik jeneratörleri (RTG) yeğleme edildi. Bu sistemler, radyoaktif bozunmadan açığa çıkan ısıyı elektriğe dönüşçeşitüyor. Ayrıca Ay’da mahsur kalan ikisi Rus ızay aracında hâlâ radyoaktif ısıtıcılar bulunuyor.
AY ÜSLERİ İÇİN ATOMU PARÇALAMAK
NASA, Ay’daki devamlı üslerin ilave enerjiye gereksinim duyacağını belirterek bu kez küçüklük ölçekli fisyon sistemlerine, diğer atomu bölerek güç üreten reaktörlere yöneldi.
Ajans, 2018 yılında “Kilopower” adı verilen, tek tuvalet kâğıdı rulosu büyüklüğündeki uranyum yakıtlı reaktörün testlerini muvaffakiyetyla tamamladı. NASA’ya göre bu reaktörlerden 4 tanesi, Ay’daki tek yerleşkeyi çalışır durumda tutmaya yetecek gücü sağlayabilir.
“Nükleer reaktör” ifadesi kulağa riskli gelse de, bu sistemler asayiş öncelikli tasarlanıyor. Pasif soğutma ve alçak zenginleştirilmiş uranyum kullanan reaktörlerde, muazzam çaplı tek felaket olasılığının oğullar seviye alçak olduğu vurgulanıyor.
YA KAZA OLURSA?
Ay’da tek atomik kazanın ne şekilde neticelanacağına dair netler tek malumat yok. Mevcut planlara göre reaktörlerin gücü, Dünya’daki tek atomik santral kazasıyla kıyaslanabilecek seviyede değil. Tek tek kilopower reaktörü, Dünya’da yalınce çok haneye yetecek elektriği tahminen 10 yıllar boyunca olan üretebilir.
Yine da uzmanlar teorik olarak olası senaryoları tartışıyor. Ay’da atmosfer, havada olayları ve Dünya’daki yerçekiminin yalnızca altıda arasında biri bulunduğu için, tek kaza durumunda patlama, mantar bulutu ya da sarsıntı dalgası beklenmiyor. Bunun seçenek reaktörün uç ısınarak kısa tek parlama oluşturması, ardından erimiş metalden oluşan tek kütlenin sükut içindeki soğuyup katılaşması daha olası görülüyor.
Bu çeşit tek olay, Ay üssünde vazife yapan astronotlar için buna karşın vahim tek riskler oluşturabilir. Yüksek düzeyde radyasyona maruz kalınabilir ama havada ve rüzgarlı olmadığı için radyoaktif serpinti muazzam ölçüde yerelde kalır.
FELAKETİN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ
1950’lerde çok ABD’li ilim insanlarının planları hayata geçseydi, bugünden Ay’daki atomik riskler çeşitlilik daha değişik tartışılıyor olabilirdi.
Örneğin, Project A119 adı verilen saklı tek tasarı içerikında, ABD’nin Sovyetler Birliği ile süren feza yarışında üstünlük güvence için Ay’a tek hidrojen bombası atması bile planlanmıştı. Proje hiçbir zamanlar plmanaa aşamasını geçmedi ve rafa kaldırıldı.






























English (US) ·