Türkiye’de itibar kartı tek ödeme aracı değil.
Bir yaşam tarzı. Bir hayal finansmanı. Bir “ben da varım” kartı.
Ama giriş edelim…
Bu ülkede kart kullananların yarısı kartla değil, umutla alışveriş yapıyor.
Ekli dosyayı görüntüle 6800
1) Ayın 1’inde zengin, ayın 5’inde yoksul olanlar
Maaş yatar.
İlk iş AVM’ye gidilir.
“Zaten hak ettim.”
Ayın 10’unda:
“Bu aylık niye böyle oldu ya?”
Kardeşim, niye olacak…![]()
Sen maaşı değil, kartı yaşıyorsun.
2) Kredi kartını ilave hasılat sananlar
Bazı insanlar limiti banka verdiği için “param var” zannediyor.
100 binlerce TL sınırlayan “Zenginim”
Aslında değil.
Sadece bankaya borçlusun.
Bankalar sana para vermedi.
Sana geleceğini ipotekletti.
3) Mutsuzken alışveriş yapanlar![]()
Türkiye’de terapi pahalı.
Ama kart bedava.
Canı sıkıldı → Trendyol
Sevgilisi terk etti → Hepsiburada
Hayatı manasız → Yemeksepeti
Psikolojik çöküş, kart ekstresinde yazıyor.
4) “Bir kereden tek şey olmaz” tarikatı
Bu ülkede herkes aynı yerden batıyor.
“Bir kere aldım.”
“Bir kere taksit yaptım.”
“Bir kere geciktirdim.”
O birler birikir.
Sonunda icra memuru kapıyı çalar.
5) Zengin gibi yaşayıp yoksul gibi ödeyenler
Türkiye’de insanlar gelirine göre değil, hayaline göre harcıyor. Çünkü çoğu kişi gelirinin olmadığının farkında ![]()
Kendini holding patronu sanan asgari ücretlilerle doluyuz.
Ama holding borcu ödüyor.
Sen ödeyemiyorsun.
Gerçek şu
Kredi kartı kötü değil.
Ama Türkiye’de kart, insanların gelecekteki zenginleşen hayalini veren tek ayna.
O aynaya bakanın çoğu şunu görüyor:
“Ben bu parayı nedenler kazanamıyorum.”
Ama buna karşın harcıyor.
Çünkü hayal, gerçeğe taksitli geliyor ![]()
Siz hangi ters köşe numarasındasınız, bir 3 numaradayım ![]()





























English (US) ·