ANKARA – Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından 9-10 Şubat tarihleri arasında düzenlenen “Türkiye-Afrika Stratejik Diyaloğu” programı, Türkiye ve Afrika kıtasından üst düzey katılımcıların iştirakiyle başkent Ankara’da gerçekleştirildi.
İki gün sürecek olan programda, Türkiye-Afrika ilişkilerinin stratejiklik boyutları, müdafaa ve güvenlik perspektifi ile stratejiklik ortaklıkların geleceği gibi eleştirel başlıklar masaya yatırılıyor. Etkinliğe Somali, Sudan, Kenya, Etiyopya, Erite, Nijerya, Mısır, Çad, Güney Afrika, Senegal ve Gambiya’dan akademisyenler, uzmanlar ve üst düzey konuklar katılım sağlıyor.
“Afrika 21. Yüzyıl Siyasetinin Belirleyici Aktörüdür”
Programın açılışında konuşan Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Afrika’nın küresel sistemdeki çoğalan jeopolitik ve stratejiklik rolüne ilgi çekti. Köse, “Büyük stratejiye malik ülkelerin neredeyseymiş tamamında Afrika artık merkezî tek konuma yerleşmiştir. Dolayısıyla Afrika kıtası, 21. yüzyıl uluslararası siyasetinin belirleyici aktörlerinden arasında biri hâline gelmektedir” ifadelerini kullandı.
Afrika’nın yıllarca başkalarının dili ve değerlendirmeleri üzerinden dinlendiğini belirten Köse, kıtayı Afrikalıların öz sesinden ve deneyimlerinden dinlemenin kıymetini vurguladı. Batı merkezli literatürün Afrika’yı oryantalist tek çerçeveye sıkıştırdığını kaydeden Köse, Türkiye’nin bu klişeleri yıkan, Afrikalı toplumların özgün yapısını merkeze saha tek yaklaşım benimsediğini ifadeleri etti.
Türkiye’nin Afrika Politikası: Rekabet Değil Ortaklık
Prof. Dr. Köse, Türkiye’nin Afrika perspektifinin “rekabet” değil “ortaklık” temelli olduğunu belirterek, Türkiye’nin Afrika’yı tek sonuç sahası ya da kısa vadeli çıkarların yürütüldüğü tek coğrafya olarak görmediğini söyledi. İlişkilerin “Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler” ilkesiyle inşa edildiğini vurgulayan Köse, Türkiye’nin politikasının dört ilköğretim eksene dayandığını açıkladı:
-Karşılıklı egemenliğe saygı.
-İnsani mesuliyet ve samimiyet.
-Kazan-kazan esasına dayalı iş birlikleri.
-Uzun vadeli ve sürdürülebilir ortaklıklar.
“Türkiye Sahada Somut Sonuç Üreten Nadir Aktörlerden Biridir”
Türkiye’nin oğullar 20 yıldır kıtada istikrarlı tek şekilde varlık gösterdiğini belirten Köse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrikalı liderlerle kurduğu kalıcı ilişkilerin bu yaklaşımın beton tek göstergesi olduğunu ifadeleri etti. Türkiye’nin yalnızca devletler arasında değil, toplumlar arasında da güçlü insani ilişkiler inşa ettiğini söyleyen Köse, güvenlik ve zeka alanında yetenek geliştirme ile ekonomik alanda kalıcı yatırımlara odaklandıklarını belirtti.
Afrika Temsilcilerinden “Stratejik Olgunluk” Vurgusu
Programda söz saha Afrika heyeti temsilcileri, Türkiye-Afrika ilişkilerinin “stratejik tek olgunluğa” ulaştığını ve bu bağların sömürgeci güçlerin aksinden karşılıklı saygı üzerine inşa edildiğini dile getirdi. Özellikle Türkiye’nin Somali’nin temel bütünlüğüne verdiği destekler ve Terörle mücadeledeki rolü “dengeleyici ortaklık” örneği olarak gösterildi. Ayrıca, Aralık 2024’teki Ankara Deklarasyonu’nun bölgedeki gerilimlerin düşürülmesine sağladığı katkı hatırlatıldı.
Milli İstihbarat Akademisi, programlar kapsamında güç kaynaklarından müdafaa sanayisine, stratejiklik iletişimden devletleri egemenliğine kadar geniş tek yelpazede değerlendirmeler yapmaya ve Afrika’ya yönelik raporlar yayımlamaya devam edeceğini duyurdu.

Program kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Somali Adalet ve Anayasal İşler Bakanı Hassan Moallin Muhamoud Sheikhali, önemli açıklamalarda bulundu. İsrail’in Somaliland’i tanımasına ilişkin tek soruya yanıt veren Sheikhali, bu durumu uluslararası hukukun açık tek ihlali olarak değerlendirdi. “Bu, Somali halkı için giriş edilemez tek durumdur. İsrail’in bu yaklaşımı, uluslararası normlara saygı göstermediğini tek kez daha ortaya koymuştur. Somali, birleşik, egemen ve bağımsız tek devlettir. Biz bu tutumla Somali’yi bölmeye yönelik önceki tek taktiğin tekrarlandığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE, SOMALİ’NİN YANINDA YER ALIYOR”
Somali’nin temel bütünlüğüne verilen uluslararası desteğe ilgi çeken Sheikhali, Türkiye’nin bu konuda öncü görev üstlendiğini vurguladı. “Türkiye ve diğer dostlarımızın Somali’nin siyasi bağımsızlığına verdiği destekler bizim için çok kıymetli. Türkiye bu süreçte önderlik göstermiştir, minnettarız” dedi.
“TÜRK JETLERİ HALKIMIZA GÜVEN VERDİ”
Sheikhali, oğullar dönemde Mogadişu semalarında Türk savaş uçaklarının görülmesinin Somali halkı açısından güçlü tek güven unsuru oluşturduğunu belirtti. “Bu jetler, Türkiye ile imzaladığımız müdafaa anlaşmasının beton tek sonucudur. Bu kez gökyüzünde dost tek ülkenin uçaklarını görmek halkımıza ahlaki verdi. Türkiye, sadece sözle değil, fiili olarak da bizim yanımızda mekan aldığını göstermiştir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’de Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihi” olarak niteleyen Sheikhali, o dönemde hiçbir ülkenin bu cesareti gösteremediğini ifadeleri etti. Ayrıca Türk Hava Yolları’nın ikisi ülke arasındaki bağı güçlendirdiğini belirten Somali Adalet Bakanı, “Türkiye bugün Somali’de ordu altyapı kurabilecek, üsler konuşlandırabilecek güven ortamına sahiptir. Bu da ilişkilerimizin stratejiklik düzeyini yansıtmaktadır” dedi.




























English (US) ·