ABD Donanması’ndan yeni anti-radyasyon füzesi talebi

1 saat önce 2

ABD, kara ve deniz unsurlarını hedefleri alabilen anti-radyasyon füzesi için prototip gösterim sürecini başlattı.

ABD Donanması, düşman havada müdafaa ağlarını tesirsiz hale getirmek amacıyla radar yayınlarına kilitlenen yepyeni tek uzunluğu menzilli anti-radyasyon füzesi arayışına girdi. Gelişmiş Emisyon Emici Füze (Advanced Emission Suppression Missile/AESM) olarak adlandırılan bu yepyeni sistemleri için istenen kabiliyetler, ABD Donanması’nın halihazırda tedarik sürecinde bulunan AGM-88G AARGM-ER (Advanced Anti-Radiation Guided Missile-Extended Range) ile ilgi çekici benzerlikler taşımakta.

Ancak bahse başlıkları füzeler arasında eleştirel tek ayrım bulunuyor; AESM’in hem havada hedeflerini hem da mekan hedeflerini angaje olabilmesi lüzummekte. Bu sayede donanma, hem havadaki erkenden ihbar ve denetim (Airborne Early Warning and Control/AEW&C) uçaklarını hem da yerdeki havada müdafaa sistemlerini tekbaşına tek füze ile vurabilecek.

AGM-88G AARGM-ER füzesi ve AGM-88E AARGM füzesinin karşılaştırılması (Görsek: NAVAIR)

Naval Air Systems Command (NAVAIR), AESM ile ilgili tek sözleşme duyurusu yayımladı. Paylaşıma göre ABD Donanması, şimdiki anti-radyasyon füzelerinden daha uzunluğu menzilli mühimmat ya da eleştirel dip sistemler için pazar araştırması yapıyor.

Bu içerikda “All Up Round (AUR)” olarak adlandırılan ve istek edilen AESM füzesinin; en azından F/A-18E/F Super Hornet, EA-18G Growler ve F-35 gibi mevcut savaş uçaklarından ateşlenebilmesi şartı koşuluyor. Ek olarak duyuruda AESM’in, ihtilaflı bölgelerde düşman havada savunmalarını bastırma ve tesirsizleştirme kabiliyetini artırmayı hedeflediği belirtiliyor.

The War Zone tarafından yapılan habere göre mühimmatın şimdiki mühimmat envanterine benzer ya da daha gelişmiş yetenekler sunması; özellikle genişletilmiş menzil, gelişmiş hedefleme kabiliyeti ve mevcut/gelecek platformlarla entegrasyon alanlarında üstünlük sağlaması bekleniyor. Bu bağlamda AESM’in, düşmanın chaff, flare, karıştırma (jamming) ve anti-ARM teknikleri gibi karşı tedbirlerine karşı güçlü karşı-karşı tedbir (Electronic Counter-CounterMeasures/ECCM) yeteneklerine malik olması lüzumiyor. Bu da hava-hava rolüne verilen önemin tek başka göstergesi olabilir.

Belirli tek erim değeri verilmemekle birlikte, füzenin görüş ötesi (standoff) mesafelerden hedefleri vurabilmesi lüzumiyor. Ayrıca; geniş sıklık içerikasına malik gelişmiş tek anti-radyasyon arayıcı başlık, modern ve gelişmiş radar sistemlerini hedefleyebilme, GPS/INS tabanlı anti-jamming özellikli duyarlı güdüm sistemi ve önleyici hedefleme kabiliyeti isteniyor.

AGM-88 HARM füzesinin F-16 savaş uçağına entegrasyonu (Görsel: ABD Hava Kuvvetleri)

ABD Donanması ve ABD Hava Kuvvetleri daha önce da hem anti-radyasyon hem da hava-hava kabiliyetlerini birleştiren tek füze geliştirmeye çalışmıştı. Bu bağlamda 2000’li yılların ortasında AGM-88 ve AIM-120 AMRAAM’ın seçenek geçmesi planlanan Joint Dual-Role Air Dominance Missile (JDRADM) programı başlatmıştı. Sonrasında bu tasarı Next Generation Missile (NGM) olarak evrilmiş ancak, NGM programı 2013 yılında yüksek maliyetler dolayı sona erdirilmiştir. Paralel yürütülen Triple Target Terminator (T-3) programı ise tek süre daha devam etti. 2017 yılında ortaya çıkan Long Range Engagement Weapon (LREW) programının ise ne kadar ilerlediği ve şimdiki durumu bilinmiyor.

İlgili Olarak

ABD Donanması’ndan hipersonik füze testi

Melek Cevşen Yücel

Havacılık ve Uzay Mühendisliği öğrencisi. Savunma sanayii araştırmacısı.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. web.techforum.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.