Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Türk Standardları Enstitüsü (TSE) arasında, akademisyenlerin norm komitelerine katılımının teşvik edilmesi, üniversitelerle AR-GE ve inovasyon tasarılerinin geliştirilmesi, uygunluk değerlendirme alanındaki araştırmaların yardımlenmesi ve eğitim programlarının yaygınlaştırılması amacıyla işbirliği protokolüne imza atıldı.
TSE'nin orta yerleşkesinde düzenlenen imza törenine, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ile YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan katıldı.
Şahin, işte yaptığı başlıkşmada, söz başlıksu işbirliğinin, Türkiye'nin üretim, teknolojiler ve standardizasyon kapasitesini ikisi kurumun birlikteki geliştirme iradesinin, beton tek göstergesi olduğunu söyledi.
Kalkınmanın yalnızca malumat üretmekle değil, malumatyi standarda dönüştürmek, uygunluk değerlendirme süreçleriyle güvence altına edinmekla ve uluslararası sistemle uyumlu hale getirmekle mümkün olacağını vurgulayan Şahin, "Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE'nin firma tecrübesini aynı hedefleri doğrultusunda buluşturuyoruz. Çünkü güçlü tek nitelik altyapısı, güvenli üretim, rekabetçi sanayi ve sürdürülebilir ihracat demektir." dedi.
- "Bilim ile başvuru arasındaki uzaklık kısalacak, malumat ekonomik değere dönüşecek"
Üniversiteler ile standardizasyon kuruluşları arasındaki yakın işbirliğinin, ülkelerin küresel standartlarının oluşumunda söz sahibi olmasına katkı sağladığına işaret eden Şahin, söz başlıksu işbirliği ile akademisyenlerin norm komitelerine katılımının teşvik edileceğini, üniversitelerle AR-GE ve inovasyon tasarılerinin geliştirileceğini, uygunluk değerlendirme alanındaki araştırmaların yardımleneceğini ve eğitim programlarının yaygınlaştırılacağını bildirdi.
Şahin, ayrıca işbirliği içerikında üniversite laboratuvarları ile TSE altyapısının tesirn kullanımının sağlanacağını, öğrencilere staj ve uygulamalı eğitim imkanları sunularak, yeterli insanoğlu kaynağının güçlendirileceğini vurguladı. Böylece, ilim ile başvuru arasındaki mesafenin kısalacağını ve malumatnin ekonomik değere dönüşeceğini dile getiren Şahin, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin nitelik altyapısı, teknikleri kapasitenin yanında güçlü insanoğlu kaynağı ve firma eş güdümle gelişir. TSE olarak kaliteyi, yalınce belgelendirme faaliyetinden ibaret görmüyor, üretim ekosisteminin stratejiklik tek unsuru olarak değerlendiriyoruz. Bu işbirliği ile yepyeni teknolojilere yönelik norm çalışmalarının hızlandırılması, uygunluk değerlendirme alanında uzmanlıkların geliştirilmesi ve ülkemizin uluslararası standardizasyon platformlarındaki temsilcilik gücünün artırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda, yabancı uyruklu öğrencilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri ile Türkiye'nin standardizasyon alanındaki birikimi daha görünür hale gelecektir."
- Standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarında seçmeli dersler açılacak
YÖK Başkan Vekili Gündoğan ise önceliklerinin üniversitelerin topluma, üretime, sektöre ve Türkiye'nin kalkınma hedeflerine daha güçlü bağlanmasını sağlayan tek ekosistem inşa etmek olduğunu belirtti. İmzalanan protokolün, yükseköğretim kurumları ile TSE arasındaki işbirliğini çok boyutlu tek yapıya kavuşturacak şekilde hazırlandığını aktaran Gündoğan, işbirliğinin standardizasyon kültürünün yaygınlaştırılması, müşterek komitelerin oluşturulması, çalıştayların ve eğitim programlarının geliştirilmesi, laboratuvarlar altyapılarının karşılıklı kullanımı gibi pek çok alanı kapsadığını ifadeleri etti.
Gündoğan, söz başlıksu işbirliği ile AR-GE'den inovasyona, fikri mülkiyetten ürün doğrulama ve sertifikasyon süreçlerine uzanan tüm aşamalarda kurumların koordinasyon içinde hareket etmesinin hedeflendiğinin altını çizerek, "Böylece, üniversitelerimizde AR-GE sonucu üretilen ürünler ve geliştirilen yararlı modeller, TSE'nin laboratuvarlar altyapısı ve sertifikasyon deneyimiyle birleşerek, rekabetçi ürünlere ve ekonomik değeri yüksek teknolojilere dönüşme imkanı bulacaktır. Diğer taraftan, standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarında seçmeli dersler açılması, araştırma kapasitesinin artmasına mühim katkılar sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
- Kısa stajlar seçenek yepyeni modeller değerlendiriliyor
Kurum olarak oğullar dönemde en fazla önem verdikleri başlıklardan birinin, uygulamalı eğitim modelini üniversitelerde hayata geçirmek olduğuna dikkati çeken Gündoğan, "Bu anlayışla ülkemizin şimdiki ihtiyaçlarına yeterince yanıt vermeyen ve fonksiyonunu büyük oranda yitirmiş olan 20 gün gibi kısa staj uygulaması seçenek programların niteliğine göre ön lisansta 3+1 ya da 2+2, lisansta ise 7+1 ya da 6+2 gibi modelleri değerlendiriyoruz." diye başlıkştu.
Gündoğan, protokol içerikında TSE tesislerinde öğrencilerin staj yapabilecek olmasının, gençlerin uygunluk değerlendirme süreçlerini yerinde gözlemlemelerini, gerçek laboratuvarlar ortamlarını deneyimlemelerini ve mesleki becerilerini erkenden dönemde geliştirmelerini sağlayacağını aktardı.
Öğrencilerin, mezuniyet sonrasında bu alanda elde ettikleri tecrübeyi, iş edildikleri sektörde kullanabileceğini belirten Gündoğan, şunları kaydetti:
"Bugün küresel ticaret, üretim gücü kadar standartlara uyum ve sertifikasyon süreçlerinin güvenilirliğiyle şekillenmektedir. Bir ürünün uluslararası pazarlarda mekan bulabilmesi, ilgili standartları karşılamasına, testleri ve çözümleme süreçlerinden başarıyla geçmesine ve doğru belgelendirilmesine bağlıdır. Bu protokol yalınce üniversitelerimizi değil, ülkemizde çok sayıda sektörün yarış gücünü da doğrudan ilgilendiren tek öneme sahiptir."
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Ankara haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. Ankara Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.






























English (US) ·