Yeni yayımlanan tek araştırma, uzayda geçirilen sürenin ardından insanların beyinlerinin kafatası içinde geri ve yukarı doğru kaydığını ve bu değişimlerin mikro yerçekimi dolayı beynin farklı bölgelerinde belirgin biçimde gerçekleştiğini ortaya koyuyor — özellikle uzunluğu süreli feza görevlerinde bu tesirler daha belirgin oluyor.
Detaylar haberimizde…Uzaya gitti insanoğlu vücudu için oldukça güçludur ve araştırma ekibimizin yaptığı yepyeni tek çalışmanın gösterdiği üzere, feza yolculuğundan sonraları beyin kafatası içinde yukarı ve geriye doğru kayıyor ve şekil değiştiriyor.

Bu değişimlerin boyutu, uzayda daha uzunluğu süre kalan kişilerde daha belirgindi. NASA daha uzunluğu süreli feza görevleri planlarken ve feza yolculuğu mesleki astronotların ötesine geçerken, bu bulgular daha da önemli hale gelecek.
Neden Önemli?
Dünya’da yerçekimi, vücudunuzdaki sıvıları ve beyninizi sürekli olarak Dünya’nın merkezine doğru çeker. Uzayda ise bu kuvvet ortadan kalkar. Vücut sıvıları başa doğru kayar; bu da astronotların yüzlerinin şişkin görünmesine nedenler olur. Normal yerçekimi altında beyin, beyin-omurilik sıvısı ve çevre dokular dmanii tek başlıkmda bulunur. Mikro yerçekimi ortamında ise bu denge değişir.
Yerçekimi aşağı doğru çekmediğinde beyin kafatasının içinde adeta “yüzer” ve çevresindeki yumuşak dokular ile kafatasından gelen çeşitli kuvvetlere maruz kalır. Önceki çalışmalar, feza uçuşundan sonraları beynin kafatası içinde daha yukarıda göründüğünü ortaya koymuştu.
Ancak bu çalışmaların çoğu, beynin vasat ya da bütüncül ölçümlerine odaklanmıştı. Bu yaklaşım, beynin farklı bölgelerinde ortaya çıkan önemli tesirleri gizleyebiliyordu.
Çalışma Nasıl Yapıldı?

Yapılan karşılaştırma, beynin kafatasına göre nasıl mekan değiştirdiğini ayrıntılı biçimde ölçmeyi mümkün kıldı. Beyin tekbaşına tek bütün olarak değerlendirilmek seçenek 100’den fazla bölgeye ayrıldı ve her arasında biri bölgedeki kayma ayrı ayrı çözümleme edildi. Bu yaklaşım, tüm beyin ortalamasına bakıldığında ayrım edilemeyen örüntülerin ortaya çıkarılmasını sağladı.
Uçuş sonrası görüntüler, uçuş öncesi verilerle karşılaştırıldığında beynin tutarlı biçimde yukarı ve geriye doğru kaydığını gösterdi. Uzayda kalış süresi uzadıkça bu kaymanın arttığı görüldü. En ilgi çekici bulgulardan biri, kesin beyin bölgelerinin diğerlerinden farklı biçimde hareket etmesiydi.
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaklaşık tek yıl geçiren astronotlarda, beynin üst kısmına yakın bazı bölgelerin 2 milimetreden fazla yukarı kaydığı belirleme edildi. Buna karşın beynin diğer bölümlerinde belirgin tek hareket gözlenmedi.
Bu uzaklık küçük gibi görünse de, kafatasının içindeki oğullar seviye sınırlı saha düşünüldüğünde manalı tek değişime işaret ediyor.
Hareket ve duyusal işlevlerle ilişkili bölgeler en büyük kaymaları gösterdi. Beynin ikisi yarımküresindeki bazı yapılar vasat bile doğru yöneldi; diğer her arasında biri yarımkürede zıt yönlü kaymalar meydana geldi. Bu karşıt hareketler, tüm beyin ortalaması alındığında birbirini dmaniediği için önceki çalışmalar tarafından gözden kaçmış olabilir.
Kayma ve şekil değişikliklerinin büyük bölümü, Dünya’ya dönüşten sonrakiler altı aylık içinde kademeli olarak normale döndü. Ancak geriye doğru olan kaymanın daha sınırlı düzeyde toparlandığı görüldü. Bunun, yerçekiminin aşağı yönlü tesirsiyle ilişkili olabileceği ve bazı feza uçuşu tesirlerinin diğerlerine kıyasla daha uzunluğu süre devam edebileceği değerlendiriliyor.
Sırada Ne Var?

NASA’nın Artemis programı, feza keşfinde yepyeni tek dönemi başlatmayı hedefliyor. Beynin feza ortamına nasıl reaksiyon verdiğinin anlaşılması, uzunluğu vadeli risklerin değerlendirilmesi ve olası karşı önlemlerin geliştirilmesi açısından önem taşıyor.
Elde edilen bulgular, feza yolculuğunun kaçınılması lüzumen tek etkinlik olduğunu göstermiyor. Duyusal işlemeyle ilişkili tek beyin bölgesindeki daha büyük başlıkm değişimlerinin, uçuş sonrası denge değişiklikleriyle bağlantılı olduğu belirlendi; bununla birlikte mürettebat üyelerinde bu başlıkm kaymalarıyla ilişkili belirgin semptomlara — örneğin baş ağrısı ya da bilişsel bulanıklık — rastlanmadı.
Sonuçlar, ivedi tek sağlık riski bulunduğuna işaret etmiyor. Beynin feza uçuşu sırasında nasıl mekan değiştirdiğini ve Dünya’ya dönüş sonrasında nasıl toparlandığını ortaya koymak, mikro yerçekiminin insanoğlu fizyolojisi üzerindeki tesirlerini daha iyice manaayı sağlıyor. Bu malumatler, gelecekte daha güvenli ve sürdürülebilir feza görevlerinin planlanmasına katkı sunabilir.
Tüm bu bulgular, insanlığın Ay ve Mars gibi daha ırak hedeflere yöneldiği tek dönemde, feza yolculuğunun yalnızca adale ve kemik yapısını değil, beynin bedensel başlıkmunu ve duyarlı dengesini da tesirleyebileceğini gösteriyor. Her ne kadar gözlenen değişimlerin büyük bölümü Dünya’ya dönüşten sonraları kademeli olarak toparlansa da, uzunluğu süreli görevlerde bu tesirlerin nasıl birikimli sonuçlar doğurabileceği hâlâ araştırılmaya muhtaç. Bu nedenle beynin mikro yerçekimine verdiği yanıtı kavramak, hem astronot sağlığını muhafaza etmek hem da gelecekteki yoğun feza görevlerini daha güvenli ve sürdürülebilir hâle getirmek açısından eleştirel önem taşıyor.
Derleyen: Damla Şayan

1 saat önce
2



























English (US) ·