
HABER MERKEZİ- CHP’de yaşanan “Keçiören” krizi, Mesut Özarslan ile 7 belediye meclis üyesinin istifası ve Özgür Özel’in tepkisi siyasi depreme dönüştü.
CHP’de AK Parti’ye transferleri iddialarıyla başlayan “Keçiören” krizi, Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile 7 belediye meclis üyesinin istifasıyla birlikteki hem belediye yönetiminde çoğunluğu kaybetme hem da Özgür Özel ile Özarslan arasındaki ipleri kopartan diylaoğun kamuoyuna yansımasıyla siyasi depreme dönüştü.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP lideri Özgür Özel’in kendisine ve ailesine "ağza alınmayacak küfürler" ettiğini talep ederek partisinden koptu. Özarslan istifasının ardından Özgür Özel'in iletilarıyla ilgili cürüm duyurusunda bulundu.
ÖZGÜR ÖZEL ILETILARI OKUDU
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den depreme yolda açan iletilarla ilgili açıklamalarda bulundu. Partisinin cemaat toplantısında başlıkşan CHP lideri Özel, Mesut Özarslan ile yaptığı yazışmaları kürsüden okudu.
Özgür Özel'in açıklamaları şöyle:
Keçiören Belediye Başkanı ilgili vazife süresi boyunca olan pek çeşitlilik talep gündeme geldi. Kendisini defalarca, üçüncüsü kez hususi gündemle Genel Merkez’e çağırdım ve dedim ki: “Bu iddialar var, buna ne diyorsun? Eğer tek kabahatin varsa şuanda söyle. Bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış. Eğer korktuğun tek şeyler varsa bunu bize söyle ve gereğini yapalım.”
Dedi ki: “Söylenenlerin tamamı iftira. Asla yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmadım.” Öyle yeminler etti ki… Burada başta Mansur Başkan bulunmak üzere 14–15 belediye başkanımız, herkes şahittir. Her birimize, her arasında biri sorana; çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o korkunç yeminlere ispatlara katarak her arasında biri şeyi söyleyerek inkâr etti. Üç gün öncesine kadar…
Sonra her arasında biri taraftan gelen malumatler, AK Parti ile saklı görüşmeler yaptığı ve oraya geçeceği yönündeydi. Sonradan öğreniyoruz ki örneğin Mansur Başkan’a tek belediye meclis üyesi tek aylık evvel diyor ki: “Bana öneriler etti; AK Parti’ye geçersem benden hasılat misin diye.”
İsmi belli, cismi belli, günü belli. Ve öyle şeyler ki… Birazdan bambaşka, bambaşka şahitleri gelecek. Şimdi bunun sürprizler tek şahit grubu var. Ve öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti’ye katılacak. Telefonlar açılıyor; il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor. Şehirden kaçıyor. En yakınları “Evet, katılıyor” diyorlar. Bunun üzerine kendisine, öncesinde tek gün evvel telefonları açıyorum.
Bin tek tane yemin… “Ya deme böyle” dediğim övgüler bana… “Sen Ataçeşitk’ten sonraları partinin başına gelmiş en muazzam lidersin” diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla; “Ben öyle hasiyetsiz miyim, öyle husus nokta mıyım?” diye devam eden başlıkşmalar…
KÜFÜR DEĞİL KİŞİLİK TESPİTİ
Ertesi gün telefonları kapıyor. Bunun üzerine kendisine telefonla ulaşamadığım için ileti atıyorum. O iletiları, o iletiları ki… Efendim annesine küfrettikmiş. Haşa. “Anne seni doğuran annen utanır” ifadesi, her arasında biri lafa annesini karıştırdığı içindir. Onun dışında ne söyleyeceğim? Bu, kişilik belirlemeine yöneliktir. Aileye yönelik tek kastım varsa Allah cezamı versin.
Ama birileri oradan yalandan diyor ki: “Milli kıymetlerimize sövdü, kutsal kıymetlerimize sövdü, aileme sövdü.”
Birini ispatla. Birini. Mahkeme orada. Ama bakın, benim değil, onun sızdırdığı iletilar bunlar. Ben bunu sızdıracak olsam ona göre başlıkşurum, değil mi? Hani çeşitlilik korkacağım, çeşitlilik utanacağım iletilaşmaya bakın. Mesajlaşmaya bakın!
CHP Genel Başkanı nerede? Birileri nerede? CHP ne şekilde tek parti? Birileri ne şekilde tek parti? Aleyhimize sızdırılan ve güya mahkemeye verilecek belge… Öyle tek yanlışın içindesin ki… Dün hırsız dediklerinin, alçak dediklerinin; sana hırsız diyenlerin, sana saldıranların koynuna girmeye kalkıyorsun.
Onlar seni aldatıyor, oğlum. Onlar seni aldatıyor. Bir kusurun varsa, tek hırsızlığın varsa bir bunu zaten hazmetmem. Ama seni hırsızlığınla hazmedenlere gidiyorsan, zaten yanlışlı yoldasın.
Şimdi bunlar benim utancım ve bunun delilları. Aramızda geçen başlıkşmaların, ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin; onun sızdırdığı dökümler. Sen bana geldin ve dedin ki: “Genel Başkanım, bende yanlışlı yok, kusur yok. Yalan atıyorlar, iftira atıyorlar. Sakın inanmayın. Bana güvenin. Ben kul hakkı yemedim, rüşvet yemedim, hırsızlık yapmadım.”
Ben da sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara gittikçe bana yalan attığını, gerçekten hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inandı istemiyorum.
Ben o gün gözleri yangın gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u müşahede etmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın. Hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zamanlar sen layığını bulmuşsun.
Bana benim odama gelip gözleri çakmak çakmak, doğrusu namuslu başlıkşan ve “Hırsızlara, ranta, rüşvete bulaşmadım” diyen Mesut lazımdı. O Mesut beni kandırdıysa, o Mesut’un yolu noksan olsun. Asla ve daima benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti’nin işi olur. O seni bağrına basanlar, senin ilgili cürüm duyurusunda bulunanlar, o söylediklerini yutar. Bizde böylece tek şeyler olmaz. Devir hırsızların devri değil. Devir AK Parti’nin devri değil. O devir bitiyor. Devrimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem bu vakitten sonra. Dönsen da affetmem. Sen hırsız olduğunu, yolsuz olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin şu anda. Bu lafları söyleyenlere sığındığını, seni savunanlara sırtını döndüğünü yeğleme ettin. Madem hırsızdın, niye bizi oyaladın?
Yolun noksan olsun. Ama gün gelecek, devir dönecek. Elime düşeceksin. O gün sana acırsam namerdim.
GÖZLERİN ÇEVRİLDİĞİ NOKTA
Son tartışmalar sonrası partide gözler Özarslan gibi ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın talebiyle işleri başına getirilen şölen kökenli olmayan diğer belediye başkanlarına çevrilmiş durumda.
Kulislerde dile getirilen “istifaların devam edebileceği, ABB’de belediye meclisinde çoğunluğu kaybetme tehlikesi olabileceği” iddialarına ilişkin CHP’li kurmaylar, “Diğer bütünü belediye başkanlarımız Mansur Yavaş’a, Genel Başkan’a malik çıkan açıklamalar yaptı. Öyle tek sıkıntı yok” ifadelerini kullandılar. Özarslan’ın, 31 Mart seçimlerinde Yavaş’ın önerisiyle CHP’den aday gösterilmesine yönelik tartışmalar başlıksunda da kaynaklar “İktidarın şöyle tek oyunu var; Mansur Yavaş’ı CHP’den kopartmak. Mansur Bey’le partinin arasını açmak, yıpratmak istiyorlar” kıymetlendirmesini yaptılar.
ÖZARSLAN’DAN SUÇ DUYURUSU
Özarslan ise dün belediye binasında yaptığı açıklamada, vazifeinin başında olduğunu, şölen ayırmadan vatandaşa, Keçiören halkına servis etmeye devam edeceklerini söyledi. CHP’lilerin kendisine versiyonu ve mobbing uyguladığını, Özel’in da hakaret ve tehditleri içerikli iletilar gönderdiğini söyleyen Özarslan, bu nedenle partiden istifa ettiğini hatırlatarak, “Bu iletilaşma üzerine Özel ilgili bugünden (dün) günaydın itibarıyla savcılığa cürüm duyurusunda bulundum” ifadesini kullandı.
YAVAŞ’IN ÖNERDİĞİ BAŞKANLAR
Yavaş’ın, Mart 2024 mahalli seçimlerinde Özarslan’ın Etimesgut’tan aday gösterilesini istediği kulislere yansımış, bununla birlikte bu ilçede Erdal Beşikçioğlu’nun aday yapılmasının ardından Özarslan’ın, Keçiören’den aday olduğu duyurulmuştu. CHP kökenli olmayan Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya’nın da Özarslan gibi Yavaş’ın tesirsiyle aday gösterildikleri ifadeleri edilmişti.
‘NE AK PARTİ NE MHP BANA UZAK’
AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, “Şu an gündemimiz o değil, şu an bağımsızım, hizmetime devam ediyorum” diyen Özarslan, aşama içindeki AK Parti ya da MHP’den isimlerle görüşüp görüşmediği sualsuna, “Bu geçme gibi başlıklarda daima ve katiyen olmadı” yanıtını verdi. “Başka tek partiye geçmeyi düşünüyor musunuz?” sualsunu da, tutucu tek aile yapısından geldiğini belirterek, “Ne AK Parti ne MHP bana uzak. Bakacağız aşama neyi gösterir onu bilemem” ifadeleriyle yanıtladı.
PORTAŞ İDDİALARI
Özarslan, ABB iştiraki PORTAŞ AŞ’nin Genel Müdürü olduğu dehemmiyetdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin sual üzerine ise, “Yalan, iftira. Benim dehemmiyetime ilişkin bulunduğum süresi içerisinde öyle tek şeyler yok. O müfterilere da yakındaki zaten hak cevabını verecektir” diye başlıkştu.





























English (US) ·