AA
Oluşturulma Tarihi: Şubat 23, 2026 11:20
Türkiye genelinde inşaat üretimi Aralık 2025 itibarıyla yıllık bazda yüzde 7,5 artarken inşaat üretimi endeksi en yüksek seviyesine çıktı.
class='medyanet-inline-adv'>
AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumundan (TÜİK) derlediği malumatlere göre, inşaat üretim endeksi Aralık 2025'te yıllık bazda yüzde 7,5 artış gösterdi.
Takvim tesirlerinden arındırılmadan incelendiğinde 151,2 puanla en yüksek seviyesine yükselen endeks, takvim tesirlerinden arındırıldığında 150,4 puan, takvim ve sezon tesirlerinden arındırıldığında ise 129,1 puan oldu.
Yüzde 7,5'lik artışa işaret eden gösterge (150,4), verinin açıklanmaya başlandığı Ocak 2022'den bu yana görülen en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti.
Endeksin dip kırılımları incelendiğinde bina inşaatı endeksinin yüzde 8,4 artışla 175,1 puana, yapı dışı inşaatların yüzde 5,8 yükselişle 97,4 puana, özel inşaat faaliyetlerinin ise yüzde 5,5 artışla 131,5 puana yükseldiği görüldü. Endeksin tüm dip kırılımlarında zirveleri yaşanması dikkati çekti.
"2024'TE YAVAŞLAYAN ÜRETİM 2025'TE TELAFİ EDİLDİ"
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, AA muhabirine, inşaat üretiminin uzunluğu süre dalgalı gittiğini, 2024'te özellikle kaynak tarafındaki sıkışmanın üretimi baskıladığını söyledi.
Aralık itibarıyla inşaat üretim endeksinde 150,4 puanla önemli zirvenin görüldüğünü dile getiren Hepşen, "Bu seviyeye çıkılması önemli. 2025'in sonuncu yarısından itibaren şantiyelerde hızlanma zaten sahada hissediliyordu. Veriler da bunu teyit ediyor." dedi.
Hepşen, yapı inşaatındaki yüzde 8,4'lük yükselişin başlıkt tarafının hala olan sektörün lokomotifi olduğunu gösterdiğini kaydederek, "Bina dışı yapılarda yüzde 5,8 artış umumi yatırımlarının desteğini düşündürüyor. Özel inşaat faaliyetlerindeki yüzde 5,5 artış da tedarikleri zincirinin çalıştığını." diye başlıkştu.
Bu tabloyu "yeni tek sıçrama" olarak değil, "bir normalleşme" olarak okumayı yeğleme ettiğini anlatan Hepşen, "2024'te yavaşlayan üretim 2025'te telafi edildi. Firmalar bekleyen işleri tamamladı. Özellikle bedel belirsizliğinin görece azalması, yarım kalan tasarılerin hızlanmasını sağladı. Diğer taraftan, üretim artışı var. Fakat bu bilgi tekbaşına başına istek sağlığını ya da karlılığı anlatmıyor. Üretim ile mali dayanıklılık aynı şey değil. Bu ayrımı etmek lüzumiyor." ifadelerini kullandı.
class='medyanet-inline-adv'>
"2026'DA ÜRETİM ARTIŞI DEVAM EDEBİLİR"
Prof. Dr. Ali Hepşen, bu yıl inşaat üretiminde aynı ivmenin sürmesinin basit olmadığını belirterek, 2025'teki artışta gecikmiş üretimin tamamlanmasının tesirsinin bulunduğunu, üretimde bu seviyenin devam etmesinin yepyeni tasarı başlangıçlarına bağlı olduğunu, bunun için da kaynak koşullarının öne çıktığını anlattı.
Belirli bedel segmentlerinde satışı yavaşlayan tasarıler olduğu için müteahhitlerin yepyeni tasarılere başlama noktasında daha seçici davrandığını dile getiren Hepşen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bununla birlikteki sektörü tamamlanmış yavaşlatacak tek tablo yok. Deprem bölgesi yatırımları, kentselleşen dönüşüm ve umumi tasarıleri kesin tek üretim seviyesini korur. Bu nedenle 2026'da üretim artışı devam edebilir bununla birlikte 2025'teki gibi yüksek ivme beklemiyorum. Daha sınırlı, daha dmanii tek artış olması muhtemel. Sonuç olarak bu zirveleri ruhsal olarak önemli. Sektör güvenle çalışmayı sever. Endeks yükseldiğinde tedarikçi rahatlar, bankalar dahaaz mesafeli davranır. Yine da hacimli artışı tekbaşına başına başarı ölçütü değil. Veri pozitif fakat kalıcılığı finansman koşulları ve istek derinliği belirleyecek."
"(ARTIŞ) ERTELENMİŞ İHTİYACIN ÜRETİME YANSIDIĞINI ORTAYA KOYUYOR"
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz da endeksteki artışa işaret ederek, "Veriler, sektörün ekonominin lokomotifi olma rolünü yeniden güçlü şekilde üstlendiğini gösteriyor. Özellikle yapı inşaatındaki yüzde 8,4'lük artış, başlıkt talebinin hala olan canlı olduğunu ve ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığını ortaya koyuyor." dedi.
Bu yıla ilişkin beklentilerini paylaşan Ekiz, "2026 yılında da üretim tarafında hareketliliğin devam edeceğini düşünüyoruz bununla birlikte büyümenin daha dmanii ilerlemesi beklenmeli. Finansmana erişim, komplo maliyetleri ve itibar koşulları sektörün hızını belirleyen esas faktörler olacak." değerlendirmesinde bulundu.
class='medyanet-inline-adv'>
Ekiz, inşaat sektörünün yalnızca yapı üretmediğini, iş oluşturduğunu, taraf sektörleri harekete geçirdiğini ve şehirlerin geleceğini şekillendirdiğini kaydederek, "Bu nedenle sürdürülebilir büyüme için planlı üretim, doğru kaynak modelleri ve kaliteli şehirleşme anlayışı büyük önem taşıyor." şeklinde başlıkştu.

1 saat önce
1





























English (US) ·