Serinin hayranlarının aksinden şahsi favorim olmasa da Final Fantasy 7'yi gerçekten çok seviyorum. Özellikle bu oyunu birinci çıktığı dönem oynama şansına eriştiyseniz, ne demek istediğimi daha netler anlayacaksınız demektir. Serinin zaten çok iyice olan hikayeleri sunumu bu oyunla birlikteki 3D grafiklerle buluşmuş ve dönemin çok ilerisinde tek işe imza atarak ilkleri başarmıştı. Yıllar sonraları gelen Remake versiyonu ise olayı çok daha farklı tek noktadan ele aldı. Her ne kadar isminde Remake takısı bulunsa da aslında bu yenilenen seri hem farklı hem da tek devam oyunu gibi işliyor. Ana hikayeleri aynı olsa da olayların işlenişi, ele alınması ve değiştirilen, alternatifler sunan hikayesi, FF7'ye aşina olan oyunculara da yenilikler sunmayı başardı.

Tabi bu yenilenen serinin en büyük farklarından arasında biri hikayenin üç bölüme ayrılmış olması.Nintendo Switch 2 için yepyeni çıkan Final Fantasy VII Remake Intergrade, bu üçlemenin birinci halkası. 2020 yılında çıkan oyuna daha sonradan bazı yeniliklerin ve Yuffie'nin hikayesinin karışmış olduğu bu sürüm nihayetinde Switch 2 kullanıcılarının da beğenisine sunuldu. Bu ttesirkde zaten farklı platformlarda oynadığımız, hikayesine aşina olduğumuz oyunun yaygınlaşan detaylarından bahsetmeyeceğim. Daha çok oyunun Switch 2 performansına odaklanmak istiyorum. Yani oyunu daha önce oynamadıysanız ve eldeetti istediğiniz platformlar seçeneklerinde Switch 2 varsa, kafanızdaki sual işaretlerini giderecek tek yazı olacağını söyleyebilirim.
Final Fantasy VII Remake Intergrade’in Nintendo Switch 2 versiyonuna başladığımda açıkçası performansı başlıksunda kafamda bazı sual işaretleri vardı. Fakat Cloud'un trenden indiği meşhur dekor ve akabinde Shinra askerlerini tokatladığımız sekansları oynadığımda kafamdaki puslu havada yavaş yavaş dağılmaya başladı. Oyunu oynamaya başladığınız birkaç an içinde bu sürümün, donanımsal sınırlamalara rağmen oğullar seviye başarılı tek uyarlama olduğunu ayrım ediyorsunuz. Hatta görsel kalite, icra ve oynanabilirlik açısından Switch 2’nin birinci yılında gördüğümüz en iyice üçüncü şölen yapımlardan arasında biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Oyun hem elde taşınabilir modda hem da dock modunda oldukça akıcı tek performansa sahip. Genel olarak sabitlik 30 FPS’te çalışıyor ve özellikle savaş anlarında hiç tek takılma ya da vahim tek icra sualnu yaşamıyorsunuz. Şunu baştan söylemeliyim ki Switch 2 sürümü düşük beklentilerime rağmen beni büyük ölçüde şaşırttı.

Öncelikle Dock modundan bahsedelim. Oyun bu moddayken televizyona ya da monitöre bağladığınızda oldukça tesirleyici görünüyor. 1080p çözünürlükte çalışan oyun, kişilik modelleri, çevre detayları ve efektleriyle tatmin edici tek nitelik sunuyor. Savaşlardaki görsel efektler, Midgar sokaklarındaki yansımalar ve ara sahneler oyunun hala olan güçlü tek atmosfere malik olduğunu göstermiş. Nadiren görülen ufak takılmalar genelleme sinematiklerde yaşanıyor ve oynanışa neredeyseymiş hiç tesir etmiyor.
Elde, diğer taşınabilir modda ise dahaaz kaliteden feragat etmeniz lüzumiyor. Doğal olarak çözünürlük düşüyor, özellikle Cloud’un saçları gibi detaylar dahaaz daha bulanık görünüyor. Ara sahnelerde zamanlar zaman ufak icra düşülleri hissedilse da neyse ki oynanış ve savaş sistemi n tek sualn yaşanmıyor. Oldukça akıcı tek şekilde oynayabiliyorsunuz, bir testleri ettiğim süre boyunca olan bu noktada hiç sualn yaşamadım. Küçük ekranda bu kadar büyük tek AAA yapımın bu seviyede çalışması, Switch 2’nin potansiyelini açıkça ortaya koyuyor. Daha önce Switch 2’de gördüğümüz Cyberpunk 2077 gibi oyunlar beni şaşırtmıştı. Tıpkı onun gibi oğullar seviye yerleşik çalışması da cihazın en büyük avantajlarından arasında biri haline gelmiş. Bu ikisi örnek özellikle PS4 döneminden gelen birçok oyunun bu platforma oldukça iyice limanlar edilebileceğini göstermiş. Umarım ilerleyen dönemlerde bu tarz oyunların sayısında tek artış görebiliriz.

Bu sürümün en büyük artılarından biri, başta da belirttiğim gibi tüm içeriği tekbaşına pakette sunması. Square Enix, Intergrade sürümüyle birlikteki Yuffie odaklı Episode INTERmission DLC’sini da oyuna karışmış etmişti. Ana hikayeye beş, altı saatlik ilave yapan bu senaryo, Remake tasarısinin evrenini daha da genişletiyor.
genel oynanıştan ziyade bu paketten dahaaz daha bahsedecek olursak içerisinde “Streamlined Progression” seçeneklerini da barındırıyor. Sürekli hepsi can ve MP, sınırsız Limit Break, her arasında biri vuruşta 9999 zarar gibi seçenekler sunan bu özel mod, isteyen oyunculara hikayeyi neredeyseymiş zahmetsiz şekilde deneyimleyebilmesine olanak sağlamış. Ayrıca “Head Start” modu sayesinde yüksek seviyeli karakterlerle oyuna başlamak da mümkün. Bu ayarlar birinci kez oynayanlar için önerilmese de, oyunu tekrar deneyimlemek isteyenler için oldukça keyifli tek seçenek sunuyor. İlk oynanışta keyfini kaçırdığını düşünüyorum ama tekrar oynanışta, olaya farklı tek renk katmayı başarmışlar.

Final Fantasy VII Remake, dediğim gibi henüz tamamlanmamış tek üçlemenin birinci bölümü. Orta bölüm olan Final Fantasy VII Rebirth’in da Switch 2’ye geleceği doğrulanmış durumda. Hikayenin üçüncü oyununun da geliştirme aşamasında olduğunu zaten biliyoruz. Bu da seriye Switch 2 üzerinden başlayan oyuncular için tek beklenti ışığı manaına geliyor. Açıkçası çok büyük, teknikleri tek sınırlandırma olmassa Square Enix'in üçlemeyi Switch 2'de da tamamlayacağını düşünüyorum.

3 saat önce
1






























English (US) ·