Carmageddon: Rogue Shift İnceleme

6 saat önce 1

Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her oyun incelemesine saatlerce emek harcıyor ve bilmeniz gereken tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı merak ediyorsanız inceleme politikamıza göz atabilirsiniz.

Carmageddon: Rogue Shift PlayStation 5 inceleme kopyası, 34BigThings tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.

Carmageddon serisine bayılmasam bile çıkmış tüm oyunları deneyimleme şansım olmuştu. 1997 yılından günümüze gelen bu seri, artık çok farklı bir boyuta evrilmiş durumda. Klasik Carmageddon temasından çıkarak “kıyamet sonrası” geneline bürümüş olan Carmageddon: Rogue Shift bugün konuğumuz oluyor. Dilerseniz birlikte hızlıca incelemeye geçelim.  

Carmageddon: Rogue Shift adında da anlayabileceğiniz üzere Rogue-lite temelleri barındırıyor  

Carmageddon: Rogue Shift, klasik Carmageddon kültüründen biraz sıyrılarak daha spin-off vari bir oyun yaklaşımına bürünüyor. 2050’li yıllarda geçen ve kıyamet sonrası bir temayı ele alan bu yapım, kaotik araç savaşlarını Rogue-lite temelleriyle birleştiriyor. Harcanmışlar adı verilen zombi sürüleri geceleri sokakları istila ediyor ve bu yıkılmış dünyadan kaçmanın tek yolu, tüm yarışları kazanmak ve bu yerden kaçmak aslında. Oyunun ana döngüsü bunun üzerine kurulu ve Rogue-lite elementlerini bu minvalde birleştiriyor.

Oyunda ilerlemeyi seçebileceğiniz rotalar bulunuyor. Bu rotalar üzerinde çeşitli yarışlara giriyor, bazen hayatta kalma modu oynuyor, aracınızı geliştirebiliyor veya tamir edebiliyorsunuz. Bu şekilde 3 katman rota mevcut ve her rotanın sonunda bir adet boss savaşı yer alıyor. Rotaların üzerindeki parkurlar tamamen rastgele bir şekilde karşınıza çıkıyor ve genellikle aynı meydan okumalara sahip. Her yarışta bir ana görev ve bir yan görev bulunuyor. Ana görevler genellikle aynı, yan görevler ise çoğu zaman değişiyor ama inanın bana hepsini yapmak çok basit. Ana görevler zaten yarışı birinci yada üçüncü bitir gibi görevlerken, yan görevler de şu kadar zombi yok et veya şu kadar araç parçala gibi şeylerden oluşuyor.

Oyun, genel itibarıyla hep aynı şeyi yaptırıyor size. Yani 3-4 saat oynadıktan sonra çok fazla bir yenilik sunmayacağını anlamaya başlıyorsunuz. Rogue-lite türünde olduğu için aracınız parçalanmadan, patlamadan veya boss savaşını kaybetmeden son boss’a kadar gitmeye çalışıyorsunuz. Eğer yarışlardan birini tamamlayamazsanız en başa dönüyorsunuz ve kazandığınız paralarla kalıcı geliştirmeler satın alarak rotaya tekrar başlıyor ve son boss’a kadar ulaşmaya çalışıyorsunuz. İçerisinde ne bir yenilik, ne bir oyuncuyu tutma mekanizması ne de bir farklılık mevcut.

Açıkçası oyun bir senaryo kurgusu üzerine girmeye çalışmış ama bunu size sunma konusunda hiç başarılı değil. Örneğin Üçüncü Dünya Savaşı sonrası kıyamete sürüklenen dünya yozlaşmış polis birlikleri, “elebaşı” olarak tabir edilen mafyatik çeteler ve zombilerle dolu. Bunları zaten yarışlar içerisinde görüyorsunuz bol bol. Mesela yarışların ortasında birden polisler fırlayıp piste giriyor ve seni yoldan saptırarak yakalamaya çalışıyor gibi. Ancak temelde bunun bir senaryo kurgusu var gibi gözükse bile tanıtım ve sunum için aynı şeyi söyleyemem.

Araç kontrolü maalesef kötü  

Oyunun belki de en anlamlı olması gerekirken en kötü olan kısmı araç kontrolleri. Bir aracı kontrol etmek bu kadar zor ve yorucu olmamalıydı bir yarış oyununda. Bazı araçlar hantallıktan manevra yapamıyor, bazıları da sanki hiç ağırlığı yokmuş gibi en ufak manevrada kendi etrafında 360 spin atıyor. Ortası maalesef yok. Bu yüzden yarışlarda saçma sapan şeyler yaşamanız gerçekten çok olası. Ayrıca oyunun car-combat dizaynını da ben pek beğenemedim. Yani rakip araçları patlatmak ve onlara zarar vermek pek tatmin etmiyor açıkçası.

Oyuna başlamadan seçtiğiniz bir arabanın kendine ait silahları bulunuyor ve bu silahları rotada ilerlerken değiştirip geliştirebiliyorsunuz. Ancak çoğu silah hiç tatminkar değil ve bana istediğim aksiyon hissiyatını sunamadı. Yarışlarda etraftan topladığınız mermilerle düşman araçlara ateş edebiliyorsunuz evet ama bu ateş süreleri epey kısa ve çoğu zaman beklediğim o kaotik hasarı veremiyor. Oyun biraz daha yakın combat kısmına odaklı yani. Aracınla rakibe arkadan ve yandan çarparak hasar vermeni istiyor senden. Silah olayı biraz daha işin ikinci planı gibi veya canı çok az kalmış bir rakibe son hamleyi yapmanı sağlıyor gibi düşünebilirsiniz bunu.

Yarış pistleri de pek seçenekli değil. Yanlış saymadıysam 5 yada 6 farklı parkur var ve bu pistler içindeki silah-tamir kitleri hep aynı yerde çıkıyor. Bu yüzden pisti ezberledikten sonra sürekli aynı yarış deneyimi yaşamanız çok olası. Bir pistin virajlarını, ekstra noktalarını ve sizi avantaja sokacak kısımlarını ezberledikten sonra yarışı kaybetmeniz neredeyse imkansız. Oyunun en zor kısmı bana göre sadece son boss’u. Diğer ara boss’lar hiç zorlayıcı gelmedi. Bir tanesinin olayı sadece hızlı gitmesi, onu geçerseniz kazanıyorsunuz. Savaşmanıza gerek bile yok. Bir diğeri sadece silahlarla daha kolay yok edilebiliyor çünkü yanına yaklaştığınızda araçtan alevler püskürttüğü için çok hasar yiyorsunuz. Bir diğeri arkasından bomba bırakıyor, dümdüz kovalamazsanız yine yeniyorsunuz. Yani anlayacağınız pek zor değiller. Buradaki zorluk, süre sınırı. Belirtilen süre içerisinde bu ara boss’ları yenemezseniz maalesef tüm yolculuğunuzu kaybedip en baştan başlıyorsunuz.

Atmosferi sizi içine çekerken karanlık ise yüzünüze vuruyor  

Valla mekanikler bana çok yavan gelmiş ve her ne kadar araç mekaniklerini çok sevmemiş olsam bile oyunun bu kaotik ve karanlık atmosferine bayıldım. Sanki araçlı bir DOOM oynuyormuş hissiyatı sundu bana. Yarışlarda sürekli kafanıza kafanıza saldıran rakipler, sizi yoldan saptırmaya çalışan tuzaklar, zombi grupları ve daha birçok etken, yarış anında sizi sürekli oyun içerisinde tutmayı başarabiliyor. Hal böyle olunca “Hadi biraz daha ilerleyeyim” düşüncesine kapılıyorsunuz ve bu güzel bir şey. Ancak her güzel şeyin de bir sonu var ve bunu yukarıda da söyledim. Oyun kendini tekrara bindirdiği ve pek fazla yenilik sunmadığı için ne kadar kaotik ve çılgınca olursa olsun bir süre sonra sıkılıp gidiyorsunuz.

Oyundaki yetenek sisteminin de pek çeşitli olmadığını ama en azından az ve öz olduğunu kabul edebilirim. Hem kalıcı olarak alabildiğiniz hem de turlar içerisinde alabileceğiniz yeteneklerin oyun deneyiminize katkısı kesinlikle var. Eğer olmasaydı, zaten hiç tercih etmemeniz gereken bir oyuna dönüşecekti bu sefer. Yani bir yandan da oynamak için yeterli sebep bulabiliyorsunuz aslında. Keza oyunun müzikleri de hiç fena değil. Yine az ve öz demek isterim buraya. Çünkü çok az şarkısı var ancak bu şarkılar sizi yarış içerisinde acayip moda sokuyor.

Son sözlerim

İncelemeyi olabildiğince kısa tutmak istiyorum. Rogue Shift’in Carmageddon serisiyle neredeyse hiçbir alakası yok. İyi de bir Rogue-lite oyunu sayılmaz. Ancak kendince yapmak istediği bazı güzel şeyleri var, atmosferi gibi. Sunmaya çalıştığı şeyi anlıyor ve bunu takdir ediyorum ancak sunum konusunda pek iyi olduğunu söyleyemem. 5-6 saatlik bir eğlence deneyimi sonrası tekrara düşmesi ve kendini yenileyememesi bu nedenlerden bir tanesi.

Beklediğim car-combat içeriği de çok tatmin edici sayılmazdı. Yani araç çarpışmaları ve kaotik anlar güzel ancak silah saldırıları yetersiz gibi geliyor bana. İstediğim hasarı veremeyince ve sürekli mermi arayışına girince oyunun ana temasını unutmaya başlıyorum ve bu durum, oyuncuyu farklı şeylere yöneltmeye itiyor. Gerçi farklı şeylere yönelmek de imkansız sayılır çünkü oyunda “farklı” şeyler yok. Daha fazla çeşitliliğin, farklı temaların veya boss’ların oyuna eklenmesi gerekiyor. Ayrıca bu eninde sonunda bir yarış oyunu. Bir yarış oyununda araçların kontrolü kötü olmamalıdır…

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. web.techforum.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.