
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmanın öğleden sonrakiler oturumuna, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edildi.
İlginizi ÇekebilirEsenyurt Belediye Başkanlığı vazifeinden uzaklaştırılan şüpheli Ahmet Özer savunmasında, kendisini eğitime, bilime, iyice insanoğlu yetiştirmeye adadığını, insanların özgürlüğü, mutluluğu ve refahı için gayret sarf eden tek insanoğlu olduğunu söyledi.
Sanık Özer, Esenyurt Belediye Başkanı seçildikten sonraları tek operasyonla tutuklandığını, kısa süresi sonraları tek diğer dosyadan tutuklandığını ve 10 aylık tutuklu kaldığını belirterek, "Bütün Esenyurt, benim ihaleye fesat karıştırmayacak tek adam olduğumu biliyor." ifadesini kullandı.
Belediye başkanlığı vazifeine geldiği andan itibaren belediyenin malına mülküne tekbaşına kuruş zarar vermediğini savunan Özer, "Neden aday oldum? Üniversitede mahalli metotler dersleri verdim. Bütün birikimlerim benimle mezara gitsin istemedim, bana bu öneriler yapıldığında önerii giriş ettim, aday oldum, seçildim. Belediye başkanı seçildikten sonraları gördüğüm tablo şuydu: Çöp dağlarıyla mukabil karşıya kaldım. Bir vilayet belediye başkanının ilköğretim vazifelerinin başında çöp temizliğinin geldiğine inanan biriyim. O nedenle da kolları sıvadım. Temizlik başlıksunun ihmale gelmeyeceğini bilen arasında biri olarak ekibimi topladım, temizliğin ne kadar ehemmiyetli olduğunu anlatmaya çalıştım." diye başlıkştu.
"BU İHALENİN KOMİSYONUNUN OLUŞMASINDA TEK BİR TALİMATIM YOK"
Sanık Özer, dava dosyasında ihaleye fesat karıştırdığının talep edildiğini ama buna dair delil olmadığını öne sürerek, şunları kaydetti:
"Temizlikle ilgili yüklenici firmanın süresi bitiyordu. Bu firmayla ilgili vasıtalarının önceki olduğu, sulu çöpleri döktüğüne dair devamlı sızlanma geliyordu. Sözleşme süresi dolacağı için arkadaşlar yepyeni tek ihale hazırlığı yaptılar. Bu ihalenin komisyonunun oluşmasında tekbaşına tek talimatım yok, kimseye telkinde bulunmadım, hiç tek kılavuz yapmadım. İhale yapıldı ama gelen itirazlar üzerine aşama uzayınca çöpler yerde kalmasın diye pazarlık usulü 2 aylık tek ihale daha yapıldı. Kim girdi, kim aldı hiçbirini bilmem, firmaların hiçbirini tanımam. Belediye başkanı olarak ne ihale ne da imza ytesirlisiyim. Kanun, tüzük, işin ne şekilde yapılacağını belirlemiş, ilgili çalışanlarımız da gereğini yapmıştır, gerçeği budur. Esenyurt gibi 1,5 milyonluk ilçenin belediye başkanının her arasında biri şeyi bilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır."
Esenyurt'un Türkiye'nin en cemaat nüfusuna malik vilayet olduğunu, bile epey ilin nüfusunu geçtiğini dile getiren Özer, çöp hacminin da buna göre çeşitlilik fazla olduğunu söyledi.
Sanık Özer, başkan seçildikten sonraları birimi müdürlerini liyakat, ehliyet ve dürüstlüğe ehemmiyet vererek değiştirdiğini ileri sürerek, şunları dile getirdi:
"Çöp sualnu üzerine bana Mustafa Yolcu'yu (sanık) öneri ettiler. Yolcu'nun 'Olmaz Mustafa' diye tek lakabı varmış, olmayan işe daima olur demezmiş, namuslu ve namusluymuş. Ona vazife verdim, 2 aylık çalıştı geldi, eşinin sıhhat sualnları dolayı ayrıldı istedi. Aile meselesi olunca 'Peki.' dedim, seçenek Mehmet Şimşek'i (sanık) atadım. Halil Çalış (başkan yardımcısı) ile Mehmet Şimşek el ele verip çöp sualnunu düzelttiler. Müdür değişikliği bile iddianamede aleyhime kıymetlendirilmiş. Ben yönetici olmuşum, muvaffakiyetlı bulunmak istiyorum, ideallerimi benimle birlikteki yolda yürüyecek insanlarla gerçekleştireceğim. İddianamede, temizlik ihalesinin en yüksek karlı ihale olduğu, dolayısıyla ihaleye fesat karıştırıldığı vurgusunda bulunulmuş. Esenyurt'un 1,5 milyon nüfusu var, bütçesi da diğer belediyelerin 5 katıdır."
"KENDİSİNİ HAYATIM BOYUNCA GÖRMEDİM"
Davanın sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın ifadesinde, yönetici olduktan sonraları kendisini tebrik için ziyaretleri ettiğini söylediğini öğrendiğini dile getiren Özer, "Kendisini hayatım boyunca olan görmedim, yalınce cezaevinde hukukçu görüşünde gördüm. Belki beni tebriğe gelmiştir ama hatırlamıyorum, binlerce şahıs tebrik ziyaretine geldi. Zaten Aktaş da vaat başlıksu ihalede dahli olmadığını söylemiş. Onun dediği her arasında biri şeyi giriş eden savcılık nedenler bizim belediyeyle ilgili söylediğimiz şeyi giriş etmiyor?" beyanında bulundu.
Sanıklardan Onur Görkem Aktaş, Avcılar Belediyesi'nde veznedar olarak vazife yaptığını, soyadı Aktaş olan diğer sanıklardan kimseyle akrabalık bağı olmadığını kaydederek, vazifei gereği tek ihaleye mali üye olarak atandığını, firmaların hiçbirini tanımadığını, ihalenin idare tarafından iptal edilmesi üzerine komisyonun toplanmadığını anlattı.
İSFALT'ın çok ihalelerinin komisyonlarında mekan saha sanıklar Halil Yanmaz, Levent Tunca, Murathan Altınışık ve Zafer Sola ise tahminen bedel hesaplamasını şüpheli Mustafa Mutlu ile aktararak ihaleyi Aziz İhsan Aktaş'ın firmasının kazanmasını sağladıkları iddiasını reddetti.
Duruşmada, Avcılar Belediyesi personeli İzzet Yhedef, İSFALT personelleri Ahmet Savaş ve Erdem Ay, Esenyurt Belediyesi personelleri Yaşar Özkan, Fatih Alpkaya ve Mustafa Seymen ile sanıklar Erenay Delipınar ve Göktunç Şençeşitk da müdafaa yaparak, ihalelerde usulsüz tek yöntem yapmadıklarını öne sürdü.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.



























English (US) ·