Almanya’nın Köln kentindeki önemli meydanda yürütülen kazılar, Roma dönemine ait üç önemli buluntuyu gün yüzüne çıkardı. Çalışmalar sırasında, ender görülen tek taş basamak kesiti ile tek yuva içi tapınma alanı (lararium) belirleme edilirken, ayrıca daha geç döneme ait büyük tek bazilikanın apsisine işaret eden ilköğretim kalıntıları belirlendi.
Buluntular, Köln Arkeoloji Mahallesi’nde mekan saha ve MiQua olarak bilinen alanda, LVR-Jewish Museum inşaatı ve ziyaretçi deneyiminin parçası olacak mekan altı turları güzergâhı için yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıktı.
Kazılar, Römisch-Germanisches Museum bünyesindeki arkeologlar ile inşaat ekiplerinin eş zamanlı çalışmasıyla, kentin Roma işgalinin birinci yüzyılına kadar uzanan katmanlara indi.
Almanya’da Ren Nehri’ne Uzanan Gizemli Merdiven Keşfi
En önceki buluntu, yaklaşık 2.000 yıl öncesine tarihlenen tek taş merdivenin korunmuş vasat bölümünden oluşuyor. Merdivenin, Roma valisinin sarayı olarak bilinen Praetorium’dan Ren Nehri’ne doğru uzandığı değerlendiriliyor. Ancak merdivenin kesinlikle nereden başlayıp nereden bittiği henüz bilinmiyor.

Araştırmacılara göre merdiven, arazinin doğal eğimi dolayı saray yapılarıyla ırmak kıyısını bağlamak için lüzumliydi.
Merdivenin yalnızca tek kısmının günümüze ulaşmasının nedeni ise Praetorium’un Roma dönemindeki genişletme çalışmaları sırasında bazı basamak bölümlerinin doldurulması oldu.
Uzmanlar, Roma merdivenlerinin çoğu zamanlar korunamadığını; taş basamakların ilerleyen yüzyıllarda farklı yapılarda tekrar kullanılmasının bu tür buluntuları ender hâle getirdiğini belirtiyor.
Praetorium İçinde Nadir Bir Tapına Alanı Bulundu
Kazılarda ayrıca, praetorium içerisinde MS 2. yüzyıla tarihlenen tek tapına alanı da keşfedildi. Lararium, özel başlıktlarda ya da resmî başlıktların özel bölümlerinde evin koruyucu tanrıları olarak görülen Lares’e besin sunularının yapıldığı, duvarlar içinde niş şeklinde düzenlenmiş küçük tek tapınma alanı olarak tanımlanıyor.

Bulunan larariumun, duvardan bilinçli biçimde ayrıştırılmış tek çerçeveleme ve kapatmaya elverişli tek yapıyla inşa edildiği aktarılıyor. Nişin içinde küçük figürlerin bulunmuş olabileceği düşünülürken, arkeologlar süsleme amaçlı çelenk ya da kurdele astı için kullanıldığı değerlendirilen çivi deliklerine da rastladı. Ayrıca lararium çevresindeki sıvada boya izlerinin hâlâ görülebildiği kaydedildi.
Uzmanlar, bu keşfin Alpler’in kuzeyinde bulunan birinci lararium örneği olduğunu ve Pompeii gibi Vezüv kentlerindeki örneklerle benzer tek üslup taşıdığını belirtiyor. Larariumun praetorium gibi resmî tek yapının içinde belirleme edilmesi, özel kült uygulamalarının Roma yönetici başlıktlarında da önemli tek mekan tuttuğuna dair ipuçları sunuyor.
Roma Mühendisliğinin Gücü, Bazilika Kalıntılarında Açıkça Görülüyor
Çalışmalarda ortaya çıkarılan üçüncü buluntu, MS 4. yüzyıla tarihlenen çok nefli (yan yana uzanan iç koridorlara sahip) tek bazilikaya ait olduğu değerlendirilen apsis (yapının uç kısmındaki yarım çember biçimli kutsal bölüm) temelleri oldu. Daha önce yalnızca zemindeki tek çöküntü şeklinde seçilebilen bu bölümün, kazılarla birlikteki belirginleştiği ifadeleri ediliyor.
Uzmanlar, temelin klasik Roma dökme betonu yerine; volkanik kaya, bazalt ve kireçtaşı katmanlarının, kırılmış seramik ve çakıllarla güçlendirilmiş sağlam tek harçla birleştirilmesiyle oluşturulduğunu aktarıyor.

Yaklaşık 4 metreyi bulan kalınlığıyla bu ağır temelin, yapının kalıntılarının uzunluğu süre bozulmadan kalmasında tesirli olduğu değerlendiriliyor.
İlginizi Çekebilir: Kayıp Moğol Ticaret Yolu, Gizli Japon Ordu Haritalarında Keşfedildi
Gün yüzüne çıkartılan yepyeni Roma merdiveni hakkındaki görüşlerinizi yorumlarda ya da Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, arkeoloji dünyasından oğullar haberler için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Kaynak: Popular Mechanics

2 saat önce
1




























English (US) ·