
HABER MERKEZİ- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin suallarını yanıtladı. Türkiye’nin Afrika politikasından 'Terörsüz Türkiye' sürecine, Gazze’de kurulacak Barış Kurulu’ndan İran-ABD gerilimine, NATO’daki rolünden yepyeni anayasa çalışmalarına kadar epey başlıkta kıymetlendirmelerde bulunan Erdoğan, harici politikada sulh diplomasisini vurgularken, dahili politikada ise terörle mücadeleler ve aile yapısının korunmasına yönelik hükümlılık iletiı verdi.
İlginizi ÇekebilirErdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle;Değerli medya mensupları, kıymetli arkadaşlar; Etiyopya Başbakanı Sayın Abiy Ahmed'in davetine icabeten Addis Ababa'ya yaptığımız günü birlikleri ziyareti tamamlamış bulunuyoruz. Afrika'nın seçkin devletlerinden Etiyopya'yı tahminen 11 yıllar aradan sonraları ziyaretleri etmekten muazzam tek hoşnutluk duydum. Evvela, Sayın Başbakan’a ve Etiyopya makamlarına göstermiş oldukları sıcaklık karşılama ve misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum.
Görüşmelerimizde, ticaret, yatırımlar, müdafaa sanayii, bilhassa enerji, ulaşım ve daha epey başlıkyu kıymetlendirdik. 1 milyar dolar ticaretleri hacmi hedefimize ulaştı için lüzumli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması başlıksundaki imkanlara değindik. Ekonomi ve güç alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz, Etiyopya Afrika'daki uçuşlar için ehemmiyetli tek ilişki orta başlıkmunda. Bu sebeple muazzam tek havalimanı tasarısini ilerletiyorlar. Biz da Türkiye olarak firmalarımızın bu tasarıye yardım sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejiklik ehemmiyeti haiz, bölgenin da en muazzam devletsi. Gerek köklü devletleri geleneği lüzum 130 milyonu bulan nüfusuyla muazzam potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta bulunmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına yuva sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika'daki en önceki büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri, Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor. Ziyaretimizin hemen öncesinde da Afrika Birliği Zirvesi gibi oğullar seviye mühim tek toplantıya yuva sahipliği yaptılar. Önümüzdeki yıllar da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa'da düzenlenecek. Biz da inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı’na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle aktaracağız. Dolayısıyla şayet Afrika'daki potansiyeli kıymetlendirmek istiyorsak, daima şüphesiz bunun yollarından arasında biri Etiyopya'dan geçmektedir. Ankara Süreci'nden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile müşterek mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında giriş edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte hoş işlere imza attık, inşallah bundan sonraları da atacağız.
Kıymetli arkadaşlar; Addis Ababa ziyaretimizi benzer zamanda Afrika kıtasına yönelik ortaklık politikamızın tek tezahürü olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımızı Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Mahmut Ali Yusuf ile da bugünden aktartık. Kendisiyle kıtaya ilişkin başlıklarla, teşkilatın katkısıyla önümüzdeki dehemmiyetde tertipleyeceğimiz 4. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirve'mize değindik. Son olarak da şunu ifadeleri etmek isterim. Ramazan-ı Şerif'in hemen arifesinde Kral Necaşi'nin memleketini ziyaretleri etmek ayrıca manalıydı. Bu vesileyle Etiyopyalı Müslüman kardeşlerimize tebriklerimizi bizzat iletmekten ayrıca bahtiyarım. Etiyopya ziyaretimizin hayırlı neticelerini en kısa sürede alacağımıza inanıyor, bugünkü temaslarımızın hepsi bölgenin sulh ve istikrarına yardım sunmasını temenni ediyorum.
"MİLLETÇE TARİHİMİZİN HİÇBİR DEHEMMIYETİNDE BİZLER SÖMÜRGECİ OLMADIK"
SUAL-YANIT
Türkiye'nin Orta Doğu'da olduğu gibi Afrika'da da pek çeşitlilik devletnin sulh ve bütünlüğü için hem masada hem da sahada yıllardır vahim tek mücadeleler verdiğini görüyoruz. Türkiye, hem Afrika'da hem Orta Doğu'da bunu tesis edecek güce muktedir midir? Bu mücadelede Türkiye'yi yardımleyen diğer devletler var mı?
Milletçe tarihimizin hiçbir dehemmiyetinde bizler sömürgeci olmadık. Afrika’daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin devletmize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı şöhret ve denk ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir tek gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu nazar açısı bizim insani diplomasimizin, sulh diplomasisi adımlarımızın muvaffakiyetsında da tesirli. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi tek sulh tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür tekbaşına da değiliz. Sözümüz da sesimiz da artık çeşitlilik daha kuvvetlü.
"AFRİKA İLE İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRMEK GAYRETİ İÇERİSİNDEYİZ"
Afrika uzunluğu yıllar ihmal edilmiş tek coğrafyaydı. Sizin dehemmiyetinizde Afrika'ya elçilikler açıldı, vahim yatırımlar var, hizmetler var. Sizin bu Afrika politikasındaki hedefiniz nedir?
Afrika ile ilişkilerimizi tekâmül ettirmek, ticaretleri ve yatırımlar başta bulunmak üzere her arasında biri alanda işleri birliğimizi ileriye taşımanın gayreti içerisindeyiz. Kıtadaki, büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44'e çıkardık. İktidarı devraldığımız zamanlar bu rakam 12 idi. Ankara'da 38 Afrika devletsinin büyükelçiliği, halihazırda etkinlik gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika'da toplamı kıymeti 100 milyar doları bulan 2 binden fazla tasarıyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa kıymeti 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla harici ticaretleri hacmimiz oran 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın değişik köşelerinden bağlı binlerce talebe halihazırda eğitimleri alıyor. Türkiye mezunları Afrika'nın epey devletsinde siyasetten işleri dünyasına, akademiden medeni topluma her arasında biri alanda etkin vazifeler üstleniyor.
"TAM ENTEGRASYONA DAİR ADIMLARI ANBEAN TAKİP EDİYORUZ"
“SDG” denilen yapıları ile Suriye yönetimi arasında varılan uzlaşma “Terörsüz Türkiye” sürecinde ehemmiyetli tek handikapın aşıldığını gösteriyor. Komisyon safahatı tamamlandı. Artık sırada Adalet ve İçişleri Bakanlığının karışmış olacağı kanuni düzenlemeler ve uygulamalar var gibi gözüküyor. Bundan sonraları sürecin hızlanacağını söyleyebilir miyiz? Türkiye'ye neler görecek bundan sonrası için?
“Terörsüz Türkiye” hedefimize doğru, titiz olduğu kadar hükümlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerliyoruz. Hayırlı tek işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu kuvvetlü irade, Suriye'ye da şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölgeler idealimizi yardımleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca sevinçli ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için lüzumli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten mi emin olan adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin yalınce asayiş meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da devamlı ele alıyoruz. Şu anda lüzum Meclis Başkanımızla lüzumse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çeşitlilik sıkılık tutuyoruz. Sabırla, akılla, hükümlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun nihayetinde yurdumuza yıllarca zarar vermiş terörü sualnu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır.
Son dakika... Terörsüz Türkiye raporu tamam! TBMM Başkanı Kurtulmuş: Af mahiyetinde değilİran başlıksunda Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını biliyoruz. Siz da şiddetli temaslar yürütüyorsunuz. Sayın Dışişleri Bakanımız da benzer biçimde… Bugün da Cenevre'de çok görüşmeler vardı. Oradan çıkan açıklamaları da sanırım takip etmişsinizdir. Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz oğullar durumu?
İran ile ABD arasındaki sualnlar, konuşma yoluyla çözülsün istiyoruz. Her ikisi devletleri ile da en üstleri düzeyde haberleşme halindeyiz. Her ikisi devletleri bu noktada. İşte en oğullar İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün benzer zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde ne şekilde tek yolda alabiliriz bunları başlıkştuk. Biz duvarlar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa temel hazırlayan tek devletleri başlıkmundayız. İran'ı hedefleri saha yepyeni tek savaşı kimseye tek şeyler kazandırmaz, aksinden bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik ordu müdahaleye mukabil olduğumuzu bütünü muyanlışplarımıza ilettik. Böylesi tek ordu tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi ilave belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı noksan olduğu sürece ümit vardır. Biz da bu umudu koruyacağız ve kuvvetlendireceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanım bir da Gazze ile ilgili tek sual soracağım. Kurulan Barış Kurulu birinci toplantısını 19 Şubat'ta yapmayı planlıyordu. Siz daha evvel “davet gelmedi” demiştiniz. Acaba Türkiye'ye tek davet geldi mi? Türkiye katılacak mı?
Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen devamlı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa yardım sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nereden olduğumuzu birinci günden beri netler ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık oğullar bulmalıdır. Burada hedef; ateşkesi devamlı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve ikisi devletli hal zeminini kuvvetlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi tek amaca servis etmesini istek ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her arasında biri çeşitlü girişime hayır vereceğimizi noksan tek biçimde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının birinci gününe denk geldiği için toplantıda devletmizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsilcilik edecektir.
"AVRUPA'NIN SAVUNMA MEKANİZMALARINA ÇEŞITKİYE'Yİ DAHİL ETMESİNİN VAKTİ ÇOKTAN GELMİŞTİR"
Türkiye F-16’larının Baltık havada sahasını muhafaza etmek üzere acilen vazifee çağrıldığı biliniyor. NATO'nun Almanya'daki kocaman tatbikatında da Türkiye öne çıktı. Bu NATO tatbikatında Bayraktar TB3, TGC Anadolu'dan kalkarak hedeflerini hepsi isabetle vurdu. 2000 askerimiz sahada vazife yaptı. Türkiye'nin bu varlığı, Avrupa'nın güvenliğinde Türkiye'nin gücü ve iradesi olmadan Avrupa güvenliğinin vaat başlıksu olmayacağı şeklinde yorumlanabilir mi?
Yıllardır her arasında biri platformda devletmizin Avrupa Birliği'ne epey yönden pozitif katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa'nın şimdiki müdafaa ve asayiş mekanizmalarına Türkiye'yi karışmış etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği çabuk dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar kısıtlı gündemlerin esiri olabilir? Bunu kavramak olası değil. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırdı ve Avrupa'nın gücüne kuvvet katmaktır. Türkiye'yi dışlayan, dünyası gerçeklerini göz ardı eden tutumların daima da mantıklı olmadığını artık giriş etmeleri lüzumir. Avrupa’da yepyeni tek müdafaa mimarisi kurmak… Eğer bu niyettelerse, bunun Türkiye’siz oluşturulmasının yetersizlik tek gayret olacağı aşikardır. Türk ordusu bugünden NATO içindeki en muazzam ve en tesirn ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede yalınce masalar başında başlıkşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan tek devletyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan tek asayiş denklemi kurmasından vaat edilemeyeceğini artık herkes manaıştır.
Eskikent Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik nefret söylemi, cemiyet kıymetlerinin Anayasal güvence altına alınması ihtiyacını tek kere daha gözler önüne serdi. Sizin bu noktadaki fikrinizi zaten evvelden beri hepimiz biliyoruz. Çok netler sualyorum Sayın Cumhurbaşkanım. Yeni Anayasaya ilişkin tek takvim, tek öngörü, bize söyleyebileceğiniz tek zamanlar dilimi var mı?
Yani bizim bilhassa Zeynep kardeşimizin Mihalgazi’deki verdiği mücadeleler alelade tek mücadeleler değil. Yani onların o beyazlı yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı’ filan diyorlardı ya… Şimdi Zeynep kadınlar ve bulunduğu bölgeler hep beyazlı yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 şahıs Mihalgazi’den otobüslere doldular ve o gün bizim Grup Toplantımıza katıldılar ve bize değişik tek kuvvet kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz yardımle onu hem Eskikent'de hem devletleri genelinde çeşitlilik daha muvaffakiyetlı tutmanın gayreti içindeki olacağız. Anayasa başlıksunda ise henüz tek takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz.
CHP'nin bugüne kadar tek tehdit, şantaj ve hakaret diliyle siyaset yaptığına defalarca tanıklık olmuştuk. Ama şu an gelinen noktada CHP Genel Başkanı öz partisinin belediye başkanına da küfretti. Hemen arkasından da CHP ulusvekilleri Gazi Meclisimizde bakanların yemin törenine taarruz girişiminde bulundu. Ana muhalefetin siyaseti taşımaya çalıştığı bu noktayı ne şekilde kıymetlendiriyorsunuz?
Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP'de siyaset yapan tek politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en ince biçimde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle mukabil karşıya kalmaya, tehditleri edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması lüzumen nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde da gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adımlar atılan yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP'ye da meydanı bırakmayacağız.
Sayın Cumhurbaşkanım, iktidarda olduğunuz 24 yılda üçüncüsü CHP yaygınlaşan başkanı gördünüz ve benzer dehemmiyetde siyaset yaptınız. İlk ikisine yönelik zamanlar zaman çeşitlilik zor eleştirileriniz da oldu ama oğullar günlerde Silivri’yle irtibatı yoğunlaşan Özgür Özel’e mukabil tavrınız tek hayli değişti. Hem eleştirileriniz çeşitlilik sertleşti hem da “umudumu kestim” gibi tek belirleme yaptınız. Bu ne manaa geliyor, size göre geçmişte CHP’de olmayan bugünden ne oluyor?
Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten çeşitlilik değişik tek kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri tek yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda. Böyle tek gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar mukabil da çıkarız. Kendi tezlerimizi en akılcı zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan tek şeydir. Ama onların böylece tek derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dehemmiyetine bakıyoruz. Bu dehemmiyetden çeşitlilik daha farklı. O dehemmiyetde da CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle da hamdolsun bizler bu yarışların hepsinde da ipi göğüsledik. Herhangi tek sıkıntı yaşamadık. Fakat şuanda CHP'nin içine düştüğü şart siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, şölen içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini tek hayli kaydırdı. Bunu yalınce vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıkladı olası değil. Ama ortalık gerçekten mi kötüye gidiyor. Sayın Genel Başkan gittiği heryerde yalınce şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen tek yere varamazsın ki. Onun için da bizler CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böylece inşallah devam ediyoruz.
Benim sualm nüfusla ilgili Sayın Cumhurbaşkanım. Milletçe devletmiz nüfusla ilgili eleştirel tek dehemmiyetden geçiyor. Siz uzunluğu yıllardır ‘Güçlü aile, kuvvetlü nüfus’ diyerek devletmizin geleceği açısından ehemmiyetli söylemlerde bulunuyorsunuz. Güçlü aileyi dile getiriyorsunuz. Efendim, geçmişte uygulanan aile plmanaası politikalarının bu nüfusun düşüşünde, yaşlanmasında tesirsi olmuş mudur? Ailenin kuvvetlenmesiyle ilgili yardımler veriliyor, yepyeni yardımler olabilir mi?
Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit tek mesele değil. Bizim aile meselesini bilhassa bu yılın ehemmiyetli tek başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun halihazırda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yepyeni yakaladığı seviye. Rusya halihazırda bu başlıkda çeşitlilik vahim adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da insanlar artışını motive eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı biçimde Suudi Arabistan vahim adımlar atıyor. Biz da bu başlıkda çeşitlilik ehemmiyetli tek yerdeyiz. Ama bizler düşüyoruz. Ciddi manada insanlar kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim daima kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler bilhassa da alarm durumuna geçmemiz lüzumtiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu plmanaayı muhafaza etmek için da atacağımız çeşitlilik çok vahim adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksinden bunu toparlamamız şart.
Meteoroloji haritayı güncelledi! AKOM zaman verdi! İstanbul’a kar yağışı yağışı başladı



























English (US) ·