
Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik muallimi ve benzer zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile kılavuz muallim T.G. arasında 2 Şubat'ta tek hadise yaşandı. Rehber muallim T.G.'nin Keskinbaş'ı sözlü olarak kışkırtıp omuzbaşı attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.'nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.'nin odasını terk etmesini istedi. T.G.'nin ise kendisini sinirli tek biçimde ifadeleri eden Keskinbaş'a reaksiyon gösterip küfür ettiği talep edildi. Bu sözlerden sonraları iyice öfkelen fizik muallimi, T.G.'ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.'nin elinde tuttuğu sıcaklık çayları hepsi kupayı Serkan Keskinbaş'ın yüzüne doğrusu savurduğu talep edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye göçeşitülürken, yüzünde 1'inci seviye yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren muallimin T.G. ilgili şikayetçi olduğu öğrenildi.

"YANIMA YAKLAŞARAK OMUZ ATTI"
Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi'nde vazifei sırasında T.G. isimli rehberlik mualliminden versiyonu gördüğünü talep eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili kılavuz muallimimiz tarafından devamlı tek güçbalığa maruz kaldım. Hem talebelerin hem velilerin hem muallim arkadaşlarımın yanında bana devamlı tek lakap taktı. Hayvan figürleriyle, 'Kral ne yapıyorsun', 'Bir gün bana tekmil vermedin' diyerek beni hep rencide etti ve küçüklük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem da mektep müdürüyle aktartım, rahatsız olduğumu ifadeleri ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben da yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü sancak töreninde mektep müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuzbaşı attı. Yine benzer biçimde lakap takarak oradaki merasim içerisinde beni yine küçüklük duruma düşürdü ve bir bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğrusu yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonraları mektep müdürüne derdimi anlattım, o lüzumli uyarıları yapacağını söyledi" dedi.

"TEMASTA BULUNDU VE BENİ KORKUTTU"
Olay günüyle alakalı başlıkşan Keskinbaş şöyle devam etti;
"Akabinde 6 Şubat hadise günü bir mesaime başladım, eğitimleri öğretimle ilgili işleri ve prosedürleri etmek üzere. Okulda 1 dakikalık şöhret duruşu ve deprem bilinç çalışması yapılması için muallim grubundan, WhatsApp grubundan aktarım yaptım. Benim ertesi gün vazifede yükselme sınavım vardı. O sınavın antre belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her arasında biri zamanlar açıktır bütünü talebelere, velilere. Okulumuz kılavuz muallimi hocamız yavaşça kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böylece bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, fıkra yapıyor; daha sonraları bir döndüm arkamı, kılavuz muallimini görünce çeşitlilik şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarıda çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı diğer insana?"

"SICAK ÇAYI YÜZÜME FIRLATTI"
Fizik muallimi Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana ikisi tane yoğun küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun benzer dilinden yanıt vermedim. Daha sonraları çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonraları elindeki sıcaklık çayı benim yüzüme doğrusu fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten da geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çayları izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedefleri alarak sıcaklık kaynar çayı yüzüme doğrusu fırlattı. Çok sarsıntı oldum bu şart karşısında" dedi.

"‘BANA YARDIM EDİN, BENİM YÜZÜM YANDI' DEDİM"
Olay sonrasında tedavisi altına alınan ve halihazırda okula gidemeyen muallim Keskinbaş, "Daha sonraları işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce muallimimiz, nöbetçi muallimlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana hayır edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve mektep müdürünü aradım. O da "Bir an oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye göçeşitdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde da ince ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah'tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı zarar olmayacağı, izler olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çeşitlilik üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden sürdürdü istiyorum. Çünkü bir devletimi çeşitlilik yedinci tek idareciyim ve gençlere servis etmeye bayılan tek idareciyim" diye başlıkştu.




.jpg?format=webp&width=1200&height=630)







.jpg?format=webp&width=1200&height=630)
















English (US) ·