
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında parklar halindeki 2 vasıtatan yüklü miktarda para çalındığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan sualşturma sürüyor.
Bu içerikda, Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri 4 zanlıyı daha gözaltına aldı.
Böylece gözaltına alınan şüpheliler sayısı 11'e yükselirken, zanlıların emniyetteki prosedürleri sürüyor.
7 ZANLI YAKALANMIŞTI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında parklar halindeki 2 vasıtatan yüklü miktarda para çalındığı ihbarı üzerine çalışmalar başlatmıştı.
"Mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan Bilal Durmaz, Tahtakale'deki döviz bürosunu kapattığı için 30 milyon dolarını üçüncüsü aydır, yaşadığı sitenin otoparkındaki 2 vasıtata muhafaza ettiğini söylemişti.
Otoparkın asayiş kamerası görüntülerinde, otomobille gelen şüphelilerin parklar halindeki vasıtatan öz vasıtalarına paketler taşıdıkları belirlenmişti.
Çevredeki asayiş kamerası görüntülerinden zanlıların geliş ve gidiş güzergahını inceleyen ekipler, hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri ve olayla bağlantısı oldukları kıymetlendirilen çok şüphelileri belirleme etmişti.
Polisin İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de yaptığı eşleri zamanlı operasyonlarda 7 zanlı yakalanmıştı.
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise 1 milyon 670 binlerce 500 dolar, 13 binlerce 200 lira, 860 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız tabanca ve 1 kurak sıkılık tabanca ele geçirilmişti.
POLİS, MAĞDURA BU KADAR PARAYI NEDEN ARABADA TUTTUĞUNU SORDU
Öte yandan, polis merkezinde "mağdur" olarak ifadeleri veren Bilal Durmaz'a, 30 milyon dolar gibi tek parayı nedenler sağlam sayılamayacak mekan muhafaza ettiği ve bankaya yatırmadığı suallmuştu.
Durmaz, "Yaptığım işleri gereği parayı bankaya yatırıp geri çekti benim için zahmetli oluyor, ondan dolayı parayı vasıtata taşıyordum. Bu paralar bana 3 aydır daima lazım olmadığından olduğu yerde duruyordu. Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır. Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır." diye yanıt vermişti.
Mağdur Bilal Durmaz, ikisi avukatı eşliğinde verdiği ifadesinde ayrıca, Tahtakale Mahallesi Tahtakale Ticaret Merkezi'nde bulunan Mestur döviz bürosuna önceki adresi olan Laleli'den tahminen 3 aylık evvel taşındığını söylemişti.
İlginizi ÇekebilirMestur Döviz Altın Sınırlı Ytesirli Müessese Anonim Şirketi ünvanıyla etkinlik gösterdiğini ve şirketin tekbaşına sahibi olduğunu belirten Durmaz, "Ben döviz bürosunun ne kadar ciro yaptığını netler hatırlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır benzer işi etmektayım. Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon ABD doları para parayı ikamete getirdim (dolarların tamamı 100 USD banknot şeklindeydi). Son 3 aydır parayı para olarak 34 EOS 86 plakalı Ford Ranger ve 34 BJK 747 plakalı Audi A 6 marka vasıtalarda bulundururum, paralar yarı yarıya şeklinde bulunuyordu." demişti.
MAĞDURUN BABASI "KARA PARA AKLAMA" İDDİASIYLA TUTUKLANMIŞ
Öte yandan mağdur Bilal Durmaz'ın, "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Taç Döviz isimli firmanın sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu ortaya çıkmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Laleli'deki bu firma ve ytesirlilerine yönelik "terörizmin finansmanının önlenmesi", "suç prosedürek amacıyla örgüt kurma", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı kıymetlerini aklama" ve "6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 28. maddesine muhalefet" suçlarından sualşturma başlatılmıştı.
Soruşturma içerikında, MASAK ve BDDK raporları ile saklı tanıklık ifadeleri, hesap hareketleri, kamera kayıtları ve diğer delillere göre 60 şüphelinin başta Libya bulunmak üzere çok devletlerle yapılan para alışverişlerini çeşitlilik ücretli sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldığı belirleme edilmişti.
Yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancılar banka kartlarını pos cihazlarında hayali prosedürler karşılığında kullanan şüphelilerin, 47 milyar liradan fazla yöntem hacmi neticesinde alınan komisyonlardan toplamı 1 milyar 300 milyon liradan fazla cürüm geliri elde ettikleri belirlenmiş, vaat başlıksu paraların şirketlere aktarılması noktasında fatura düzenleme, kanuni defterlere kayıt gibi yollarla ticari tek etkinlik içerikında elde edildiği izlenimi verilmeye çalışıldığı ve cürüm gelirlerinin çeşitlilik metotlerle aklandığı belirlenmişti.
Soruşturma içerikında gözaltı hükümı verilen 60 şüphelinin yakalanmasına yönelik 14 Ekim 2025'te ameliyat düzenlenmiş, 48 şüpheliler gözaltına alınmıştı. Emniyetteki prosedürlerinin ardından 17 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden 33'ü tutuklanmış, 15'i ilgili adli denetim tedbiri uygulanmıştı.
Savcılığın talebi doğrultusunda sulh yaptırım hakimliği, 255 taşınmaz, 60 vasıta, 24 firma ortaklık payı ve şüphelilerin banka hesapları ile kripto varlıklarına el başlıklması hükümı da vermişti.
"İMAMOĞLU ÇIKAR HEDEFLI SUÇ ÖRGÜTÜ" İDDİANAMESİNE DE GİRDİ
"İmamoğlu çıkar hedeflı cürüm örgütü"ne yönelik sualşturma içerikında hazırlanan iddianamede da Taç Döviz (Durmaz Gold) isimli firma sahibi şüphelilerin 2018 yılından itibaren dünyası para transferleri sistemleri aracılığıyla "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu ve epey değişik cürüm grubunun paralarını emanetçi olarak sakladığının belirleme edildiği belirtilmişti.
İddianamede, operasyonda, firmanın etkinlik gösterdiği işleri hanının eksi birinci katında bulunan, hiç tek tabelası olmayan firmayla bağlantılı dükkanda yapılan tarama neticesinde, kasalarda toplamı 46 milyon 24 binlerce 895 lira, 47 milyon 814 binlerce 700 dolar, 52 milyon 118 binlerce 30 avro, 40 külçe altın ve 150 kilogram metalik ele geçirildiği anımsatılmıştı.
Ele geçirilenlerin, şirketin beyanlı ticari kayıtlarıyla hiçbir biçimde örtüşmediği kaydedilen iddianamede, ayrıca MASAK kayıtlarında Taç Döviz'in oğullar üçüncüsü yılda bildirdiği toplamı yöntem hacminin belirleme edilen para varlıkların oran 5'ine dahi ulaşmadığı kaydedilmişti.
İddianamede, Taç Döviz ytesirlisi Mehmet Ş.D'nin beyanında, paraların "müşteri emaneti" olduğunu, şirketin "kıymetli maden saklama hizmeti" verdiğini söylese da ne bu emanetlerin kimlere ait olduğuna ilişkin tutanak, ne altınların mülkiyetini belgeleyen fatura ya da dekont sunmadığı bildirilmişti.
İddianamede, bu içerikda Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar hedeflı cürüm örgütünün para transferlerinde kullandığı şüpheliler ile Taç Döviz ytesirlileri arasında irtibat incelemesı yapıldığı ifadeleri edilerek şu belirlemelere mekan verilmişti:
"Taç Döviz'in örgütün emanetçisi olduğu, örgütün CHP Kurultay sürecinde da vaat başlıksu döviz bürosundan temin ettiği paraları dağıttığı anlaşılmıştır. Soruşturma içerikında ele geçirilen ve firma ytesirlilerince sahiplenilmeyen paraların Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar hedeflı cürüm örgütüne ait olduğu anlaşılmıştır. Örgütün cürüm gelirleriyle elde ettiği gayrimenkulleri örgüt yöneticileri Murat Gülibrahimoğlu ve Adem Soytekin'in şirketlerinde bulundururken, tek ödeyen cürüm gelirlerini da gereksinim halinde çabuk kullanavakıf oldu amacıyla emanetçi olarak adlandırılan döviz bürosunda bulundurduğu belirleme edilmiştir. Soruşturma dosyasının bütününden görüleceği ve bilhassa örgüt üyesi Necati Özkan'ın telefonundan çıkan Aralık 2024 tarihli olduğu kıymetlendirilen malumat notunda, örgütün Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak operasyona hazırlanma yaptıkları belirleme edilmiştir. Bu içerikda örgüt uygulamış olduğu gizlilik kaidelarını genişletmiş, emanetçi olarak kullandığı döviz büroları ile irtibat kurmamış para gereksinimlarını motorlu kuryeler aracılığıyla sağlamıştır."
Trump: 19 Şubat'ta Gazze Barış Kurulu üyeleriyle tek araya geleceğim



















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)







English (US) ·