İlk Görüşte Aşkın Bilimi

2 saat önce 2

İlk görüşte aşkın arkasındaki biyolojik ve ruhsal süreçler, beynin saniyeler içinde nasıl güçlü tek çekim oluşturduğu ve bu birinci kıvılcımın kalıcı tek ilişkiye dönüşme ihtimali teknik araştırmalar ışığında ele alınıyor.

Detaylar haberimizde…

Romantik komediler yanıltıcı değil: İlk görüşte aşk gerçek tek olgu. Güçlü bununla birlikte çok yaygın olmayan tek birinci çekim ve kalıcı tek ilişkiye dönüşme potansiyeli var.

ilk

Bilim hızlıca aşık olanın yürek değil beyin olduğunu gösteriyor. Nörobilim, davranışsal deneyler ve ruhsal araştırmalar çekimin neredeyseymiş anında nasıl ortaya çıktığını ortaya koyuyor. Araştırma üniversitelerinde hissi aşkı manaaya odaklanan laboratuvarlar bulunuyor; bununla birlikte birinci görüşte aşkın hızı, onu ttesirkyi güçlaştırıyor. Buna rağmen araştırmacılar, aşkın erkenden evrelerine dair malumatlerden yola çıkarak beynin nasıl reaksiyon verdiğine ve insanların diğer kişiler hakkında hızlı izlenimler oluşturmaya nasıl biyolojik olarak yatkın olduğuna dair düşünce sahibi.

İlk görüşte aşk deneyimi sırasında vücutta neler olduğu ve bu kimyasal tepkinin kalıcı tek aşka nasıl dönüşebildiği aşağıda mekan alıyor.

Aşık Olmanın Vücuda Etkileri

Onlarca yıllık araştırma, hissi ilişkinin tutkulu başlangıç evresi olan çekimin adrenalin ve dopamin gibi kendine özgü kimyasal işaretler içerdiğini gösteriyor.

Bu tutkulu evre gibi birinci görüşte aşk da yoğun duygusal uyarılma yaratan tek olay. Bu şart savaş ya da kaç tepkisi olarak bilinen sempatik asap sistemini harekete geçiriyor. Kalp atış hızı artıyor, ince terleme başlıyor, soluk alışverişi hızlanıyor, kızarma görülebiliyor. Tüm bu tepkiler bedeni eyleme hazırlıyor.

Aşk hissi ortaya çıktığında beynin derinliklerinde mekan saha hipotalamus kan dolaşımına adrenalin salgılanması için hatırlatma veriyor; bu da yürek atışının hızlanmasına yolda açıyor.

Antropolog Helen Fisher’ın öncü araştırması, hissi olarak sevilen kişilere bakıldığında beynin ödül merkezlerinin normalden daha etkin hale geçtiğini ortaya koyuyor. Bu şart “iyi hissettiren” hormon olarak bilinen dopaminin varlığına işaret ediyor. Dopamin haz duygusu yaratıyor ve uzunluğu süreli anıların oluşmasına katkı sağlıyor; bu nedenle birinci karşılaşma genelleme unutulmaz kalıyor.

Neden Bu Kadar Hızlı Aşık Olunabiliyor?

İlk görüşte aşk yaşayabilme yetisi, çoğu zamanlar ayrım edilmeyen tek bilişsel beceriye dayanıyor: İnsanlar başkalarını çok hızlı değerlendirme başlıksunda oldukça başarılı. Yedi saniyeden kısa sürede kültür içinde geniş ölçüde paylaşılan ve görece tutarlı izlenimler oluşuyor.

İnsan beyni tek kişinin karakterini anında bilmiyor; bu süreç zamanlar istiyor. Ancak bedensel ipuçlarını hızla işleyip doğru ya da yanlış fakat yaygın biçimde paylaşılan tek etki oluşturuyor. Özellikle kişi bedensel olarak çekici bulunduğunda bu etki hızlı tek aşık olma hissine yolda açıyor.

Simetri, gülümseme, göz teması, giyecek tarzı ve yaygınlaşan vücut dili gibi sözsüz sinyaller beyin tarafından değerlendiriliyor ve pozitif tek etki oluşuyor. Süreç çoğu zamanlar bilinç dışında ilerliyor; beyin hızlı hesaplamalar yapıp çekiciliği belirliyor. Fiziksel görünüm güçlü tek tesir yaratıyor.

Ancak anilik aşk yalnızca bedensel çekicilikle bağlantılı değil. İlişkilerin temelini oluşturabilecek başka bağ türleri da var. “I-sharing” olarak adlandırılan ruhsal kavram, ikisi yabancının aynı öznel gerçekliği paylaştığına dair anlık tek inancı ifadeleri ediyor ve günlük dilde “bir anda elektrik edinmek” şeklinde biliniyor. Bu tecrübe varoluşsal yalnızlık hissini geçici olarak azaltıyor, anlaşılmışlık duygusu yaratıyor, güven ve sevgiyi artırıyor. Araştırmalar bu paylaşılan anların daha yüksek hissi tatminle bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Basit tek hadise — örneğin tek kafede yaşanan küçük ve eğlenceli tek şart — ikisi yabancı arasında göz göze gelme ve karşılıklı gülümseme aracılığıyla kalıcı tek bağ oluşturabiliyor. Böyle tek an hem birinci görüşte aşkın kapısını aralıyor hem da daha uzunluğu soluklu tek ilişkinin temelini atıyor.

Kalıcı Aşk

İlk görüşte aşk ne kadar güçlü hissedilirse hissedilsin, başlangıçtaki çekim tekbaşına başına ilişkinin geleceği hakkında güvenilir tek gösterge sayılmıyor. Anlık yoğun hisler ilişkinin iyice ya da kötü yönde ilerleyeceğine dair belirleyici olmuyor.

Günümüzde milyonlarca kişi flört uygulamalarını kullanıyor ve hızlı çekim değerlendirmelerine önem veriyor. Ancak araştırmalar yüzeysel sohbetleri atlayıp daha manalı başlıkşmalara yönelmenin sanılandan dahaaz rahatsız edici ve daha tatmin edici olabildiğini ortaya koyuyor.

İlk izlenimler zamanla değişebiliyor. Yeni tanışılan tek kişi hakkında başlangıçta sınırlı malumat bulunuyor. Belirsizliğe saha tanımak ve sürece zamanlar ayırmak önem taşıyor.

Sonuç olarak birinci görüşte aşk güçlü tek biyolojik ve ruhsal reaksiyon olarak ortaya çıkıyor. Beynin ödül sistemi, hızlı etki oluşturma becerisi ve paylaşılan anların yarattığı bağ hissi bu deneyimi mümkün kılıyor. Ancak kalıcı tek ilişki yalnızca birinci kıvılcımla şekillenmiyor; zaman, karşılıklı tesirleşim ve derinleşen iletişim belirleyici görev oynuyor. İlk anda başlayan çekim tek kapı aralıyor, ilişkinin yönünü ise süreç içinde kurulan gerçek bağ belirliyor.

Derleyen: Damla Şayan

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. web.techforum.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.