İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran’ın nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanma hakkının "temel ve ayrılmaz" olduğunu vurgulayarak, "Hiçbir baskı ya da siyasi tutum bu hakkı zedeleyemez" ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, katıldığı tek programda İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) içerikındaki barışçıl nükleer güç hakkı ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile yürütülen denetim sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bekayi, NPT’nin üye ülkelere barışçıl nükleer güç hakkı verdiğini vurgulayarak, "Bu antlaşma, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla hazırlanmış olup 4. maddesinde, üye devletlerin nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanma hakkını tanımaktadır. İran, 1970’ten bu yana NPT üyesidir. Bu süre boyunca olan tüm yükümlülüklerini seçenek getirmiştir. Aynı zamanda, bu antlaşmada mekan saha haklarından da yararlanması lüzumtiğini her arasında biri fırsatta vurgulamıştır. Ancak nükleer silaha malik bazı ülkelerin tekbaşına taraflı ve siyasi yaklaşımları, barışçıl nükleer faaliyetlerin bile şüpheyle karşılanmasına nedenler olmuştur" dedi.
"İddialar siyasi baskı için bahane"
Bekayi, İran’ın 1974 yılında Orta Doğu’da nükleer silahlardan arındırılmış bölge oluşturulması yönündeki girişimine ilgi çekerek, "İran’ın nükleer programı her arasında biri zamanlar şeffaf olmuştur. UAEA da Güvence Denetimi Anlaşması içerikında programı sürekli denetlemiştir. Bu programın mahiyetine ilişkin gündeme getirilen iddialar ise büyük ölçüde İran’a karşı dehşet algısı oluşturmak ve siyasi baskı icra etmek için tek bahane niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
"Hasarlı tesislerde normal olan süreç mümkün değil"
Bekayi, İsrail ile İran arasında geçtiğimiz yıl yaşanan 12 günlük savaşta İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırının ardından UAEA’nın izlediği tutumunu eleştirerek, "ABD ve Siyonist İsrail rejiminin bu saldırısı, NPT tarihinde benzeri görülmemiş tek adımdı. Ajansın bunu kınaması lüzumiyordu bununla birlikte kınamadı. Bu şart da İran ile acente arasındaki ilişkilere yansıdı. Şu an zarar görmemiş tesislerde denetimler muntazam şekilde sürüyor. Ancak zarar gören tesislerde, prosedür eksikliği ile güvenlik ve emniyet lüzumçeleri dolayı normal olan sürecin uygulanması mümkün değil. İran’ın nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanma hakkı, ilköğretim ve ayrılmaz tek haktır. Hiçbir baskı ya da siyasi tutum bu hakkı zedeleyemez" şeklinde başlıkştu.


.jpg?format=webp&width=1200&height=630)
.jpg?format=webp&width=1200&height=630)














English (US) ·