Hastaneden 'Bir şeyin yok' denilerek gönderildi! Sabah ölü bulundu

1 saat önce 1

Olay, 14 Şubat Cumartesi günü zaman 21.35 sıralarında Nurtepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen malumatye göre Tülay Bakaç, hadise günü öğleden sonraları kızı Aysun Bakaç (28) ile birlikteki Sarıyer’de tek hastaneye gitti. Soğuk algınlığı dolayı doktorun muayene ettiği Aysun Bakaç, ardından annesiyle hastaneden ayrıldı.

Türk basınında tek ilk! Epstein mağduru Rina Oh, Milliyet.com.tr'ye başlıkştu: 'Topkapı Sarayı'na takıntılıydı'

Eczaneden ilaçlarını aldıktan sonraları metroya binen anne ve kızı, orta istasyonunda inmek istedi. Aysun Bakaç metrodan indi bununla birlikte Tülay Bakaç cemaat dolayı inemedi. Bunun üzerine Tülay Bakaç, tek sonrakiler durak olan Nurtepe istasyonunda metrodan indi.

METRODAKİ KALABALIK NEDENİYLE FARKLI İSTASYONDA İNDİ

Metrodan çıktıktan sonraları kaldırımdan evinde doğrusu yürümeye başlayan Tülay Bakaç, tek süresi sonraları yolun karşısına geçti istedi. Bu sırada 34 NFJ 304 plakalı motosikletle caddede seyreden Yasin A., Bakaç’a çarptı.

Kaza sırasında yere savrulan kadınlar ve motosiklet sürücüsü Yasin A. yaralandı. İhbar üzeri hadise seçenek sıhhat ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri kadına birinci müdahaleyi hadise yerinde yaptı. Tülay Bakaç ardından ambulansla kızını muayeneye getirdiği hastaneye kaldırıldı.

KAZADAN 2 SAAT SONRA TABURCU EDİLDİ

Acil serviste müşahade altına alındıktan sonra, lüzumli kontrolleri yapılan kadına serum verildi. Kazadan 2 zaman sonraları kırığı olmadığı lüzumçesiyle taburcu edilen Tülay Bakaç, ailesiyle evine geldi. Saat 01.00 sıralarında ise Tülay Bakaç, evinin salonunda uykuya daldı. Sabah uyanan kızı Aysun Bakaç, zaman 10.00 sıralarında sabah etmek için mutfağa doğrusu yöneldi. Salona baktığında ise annesinin yüzüstü ve hareketsiz biçimde yerde yattığını gördü.

SABAH ANNESİNİ SALONDA ÖLÜ BULDU

Annesinin soluk almadığını ayrım eden Aysun Bakaç, sıhhat ekiplerine ihbarda bulundu. Eve gelen sıhhat ekipleri Tülay Bakaç’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Bunun üzerine polis ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı hadise yerinde ttesirk yaptı. Çalışmaların ardından Tülay Bakaç’ın cansız bedeni, defin aracıyla Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Tülay Bakaç’ın cenazesi daha sonraları 16 Şubat Pazartesi günü Havuzlar Camii’nde kılınan defin namazı sonrası Hasdal Mezarlığı’nda toprağa verildi.

SAVCILIK SUALŞTURMA BAŞLATTI

İfadesine başvurulan Aysun Bakaç'ın, evde babasıyla birlikteki 3 şahıs olarak yaşadıklarını, annesinin kaza günü zaman 21.40 sıralarında motorlar kazası geçirdiğini ve hastaneye kaldırıldığını, zaman 23.30 sıralarında hiç tek kırık ya da çıkık olmadığı için taburcu edildiğini, ertesi gün zaman 01.00 sıralarında evin salonda uyumak için yattığını söylediği öğrenildi. Bakaç ifadesinin devamında zaman 10.00 sıralarında sabah etmek için salona girdiği sırada annesinin yerde yüzüstü yattığını gördüğünü, soluk almadığı için sıhhat ekiplerini aradığını, ayrıca annesinin şekerleri ve diyabet hastası olduğunu belirtti. Savcılık şüpheliler bulduğu ölümle ilgili sualşturma başlattı.

MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ SERBEST BIRAKILDI

Diğer yandan motosiklet sürücüsü Yasin A., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Alkolsüz olduğu belirlenen Yasin A.’nın emniyette ifadesi alınarak ilgili 'Taksirle öldürme' suçundan adli yöntem başlatıldı. Adliyeye sevk edilen Yasin A. çıkarıldığı mahkemece adli denetim şartıyla serbest bırakıldı. Hayatını kaybeden kadının hepsi vefat nedeni ise otopsi sonrasında belli olacak.

'AŞIRI HIZ VAR; BU İNSAN SERBEST'

Yaşadıklarını anlatan Yener Bakaç, "Benim eşim kızımı doktora göçeşitdü hastaneye Seyrantepe’ye. Gelirken metrobüs, metro kullanmış. Kağıthane'de ineceklerdi. Kız inmiş; oradaki insanlardan geçememiş. O kalmış. Ondan sonraları yanlışlıkla Nurtepe'ye gitmiş. Nurtepe'de inmiş kadın. O ara çıkmış tabii metrodan. Karşıdan karşıya geçti istemiş. Biraz da kiloluydu. Var gücüyle motorlar ona çarpıyor, sürüklüyor. Koca diğer yapılı tek insanoğlu sen görmüyor musun. Nasıl tek çabuk gidiyorsun ki sen benim eşime vuruyorsun, metrelerce sürüklüyorsun. Halen serbest bu insan. Zaten kayıtlarda da geçiyor. Aşırı sürat var ve bu insanoğlu serbest. Daha kim bilir kaç insanın canına kastedecekler. Yani yolun sonuna gelmiş. Sen ne solladın. Ne solladın da o insana var gücünle vurdun. Normal görsen zaten vurmazsın. Demek ki sen tek vasıta sollamışsın ya da ne şekilde tek çabuk geliyorsun ki sen benim eşime vuruyorsun, metrelerce sürüklüyorsun. Hastaneye göçeşitüyoruz. Hastanedeki hekim diyor ki, bütünü talihler yapıldı; eve göçeşitebilirsiniz. 'Yürüyerek eve gidebilir' diyor" dedi.

'MUTLAKA İHMAL VAR'

Bakaç, "Eve geldik. Zaten çıkamadı merdivenleri; merdivenleri emekleyerek çıktı kadın. Biz çıkaramadık. Ondan sonraları eve geldi, uzandı. 'Ben dinlenmek istiyorum' dedi. Ağrı kesici da yapılmıştı. Niye ilgi etmiyorsun. Bak, o kadar sana söylüyoruz' dedik. O da 'Ben dinlenmek istiyorum gidin' dedi. Kızım dışarıdan yemek ve dürüm söyledi. Siz gidin, bir dahaaz dinleneceğim.' dedi. Kızım sancı kesici yapılmış 'Dinlensin' dedi. Doktor bizi uyarsa, ya sabaha kadar yanında ayrılmayın, uyutmayın dese, bizler da uyutmayacağız. Biz kadınlar dinlensin dedik. Sabah kızım kalktı, 'Baba annem yüzüstü yerde yatıyor.' dedi. Ben da 'Tülay niye yerde yatıyorsun, kalksana kızım' dedim. Baktım reaksiyon yok. Ondan sonraları gittim şöyle kolunu silkeledim, baktım yine reaksiyon yok. Bir çevirdim, yüzü gözü morarmış. Kalp masajı yapayım dedim. Nabzına baktım, 112'yi da aradım. Beni yönlendirdiler ama baktım tek bir reaksiyon yok. Onlar da geldiler, zaten 3 zaman evvel ölmüş kadın. İhmal olmaz olur mu, illaki ihmal var. Çünkü hekim diyecek ki, kardeşim bu kadını müşahade altındaki tutun. Biz doktora güvendik, hekim hiçbirşey yok derse bizler ne yapabiliriz. Mecbur alıp evimize göçeşiteceğiz. Doktor 'Kardeşim bak' diyecek, müşahade altındaki tutması lüzumiyordu. Ama ne yaptı; 'Eve göçeşitün, yürüyerek göçeşitün' dedi. Motor çarpmış tek kadına hekim der mi yürüyerek eve göçeşitün diye. 40 an geçti. Su istemiş. Ben da suyu getirdim. Suyu içti sancı kesici yapıldı. 'Tamam gidebilirsiniz.' dediler. Biz da doktora güveniyoruz; neticeta hekim yani. Doktor 'Kardeşim senin birşeyin yok, eve gidebilirsin' dedi. Biz da çıkıp eve gidiyoruz" ifadelerini kullandı.

'BU KADAR BASİT ŞEKİLDE ÖLMESİ CANIMI YAKIYOR'

Bakaç, "Bence muazzam tek ihmal var. Benim canımı yakan, halen onun serbest kalması. Nasıl serbest bırakırsınız o insanı. Bir insanı öldüren tek insanoğlu yarından başkasına da benzer şeyi yapabilir. Bu motorcuların, kuryelerin hepsinin önü kesilmesi lazım. Adım atamıyoruz; bir yaya geçidine geçiyorum. Araba duruyor o arabanın yanında süratle geçiyor. Nasıl yapacağız, ne şekilde kendimizi koruyacağız bu motorculardan, bu kuryelerden manaıyorum ki ben. Hiçbir insanla sualnu olmayan elinde hayvan mamasıyla gezen; melek gibi tek insandı. Türkiye sınırlarını dolaşın, inan ki böylece tek insanda bu dünyada yok yani; ama bu kadar iyice niyetli tek insanın bu kadar basit tek biçimde ölmesi benim canımı çeşitlilik yakıyor. Benim içim yanıyor. Annem perişan, abim perişan" dedi.

'BİR GECEDE DEPREMİ YAŞADIK'

Bakaç, "Bundan sonraları avukatla görüşmeye gideceğiz. Tabii adliyeye gideceğiz. Şimdi taziyemiz vardı. Biz tek gecede depremi yaşadık. Ailemin başına dünyalar yıkıldı. Depremdeki insanları anlıyorum. Yakınlarını kaybeden insanları. Ben onu yaşıyorum şu anda" ifadelerini kullandı.

'BİZ KALDIRIYORUZ KADIN DÜŞÜYOR'

Yener Bakaç’ın kardeşi Tuncer Bakaç ise, "Olay seçenek giden bir oldum. Ambulansla hastaneye kaldırdık. Ambulans göçeşitünce arkasından bir gittim. Ben gittiğimde kendisi oradaki yalnızdı. Gittim hekim hanıma dedim ki, hekim kadınlar hastamız ambulansa geldi ama bir geride geldim şart ne. 'Röntgen ve tomografi istedim, göçeşitün, yaptırın, gelin bana' dedi. Ben da gittim, ayak röntgenini çektik. Sonra tomografiye göçeşitdük, tomografiyi çektik. Geldik, 'Hocam bizler lüzumen şeyleri yaptık tomografiyi, röntgeni, nedir hastanın durumu' dedik. Açtı malumatsayara baktı. 'Ben vücut yaramasını yaptım, hiç tek bulguya rastlanmadı, kırık çıkık hiç tek dahili kanama, hiç beyin kanaması, hiçbirşey yok' dedi. Hatta bir dedim sancı kesiciyi da yapmıyor. Dedim ki 'Hocam ama çeşitlilik ağrısı var bizler ne şekilde göçeşiteceğiz' Doktor da 'Ben personele söyledim 1 sancı kesici yapacaklar 1 tane serum taktılar. Küçük tek serum o serum bittikten sonraları dosyayı bana verin gidebilirsiniz' dedi. Biz aldık getirdik eve. Kadını 5 şahıs kaldıramıyoruz bizler kaldırıyoruz kadınlar düşüyor bizler kaldırıyoruz kadınlar düşüyor" dedi.

'MOTOR ÇARPTIKTAN 5 SAAT SONRA HAYATTAN KOPTU'

Tuncer Bakaç, "Doktora güvendiğimizden dedik ki 'Ayağını çeşitlilik zor vurmuş eti ezilmiş incinmiş ayağına basamıyor' fikirsiyle eve çıkardık. Evde da dahaaz sancı kesici tesirsini göstersin dinlensin, bu acısını unutur daima değilse uyuyunca. Biz nereden bilelim, günaydın bizler bıraktıktan sonraları yengem vefat edecek. Artık dahili kanama mı, beyin kanaması mı, yürek mi bunu bilemiyoruz. Sebep olan motor; vuran belli. Şöyle söylüyorum, motorlar çarptıktan 5 zaman sonraları hayattan koptu kadın. Ben çocuğum düştüğü zaman, kafası tek yere çarptığı zaman, göçeşitdüğüm zamanlar bana denilen şu; çocuğu uyutmayın, sabaha kadar başlıkşturun, ya da oradaki tutarlar. Bizde daima böylece tek malumat yok. Bize şunu diyebilirlerdi, tek eve göçeşitdükten sonraları tek mideler bulantısı olur, dahili kanama olur ya da birşey olur geri getirin hastaneye. Yok. Tamamen öyle tek ihmal ki 'Bizi defolun gidin' gibi birşeyle gönderdiler. Doktor zaten yerinden kalkıp hastanın yanına dahi gelmedi. Yanına gittim ki tek gelsin, tek muayene etsin, baksın diye, gelmedi. Oturduğu yerden ikisi tane evrak verdi bana. Birini sıhhat polisine, karakola veriyorsunuz, prosedürleriniz peki dedi." ifadelerini kullandı.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. web.techforum.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.