ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yepyeni Epstein belgeleri, yalnızca siyaset ve maliye dünyasını değil, Silikon Vadisi’ndeki elektrikli araç girişimlerini da gündeme taşıdı. Belgeler, teknolojiler sektörüne uzanan yatırım temaslarını ortaya koydu.
Detaylar haberimizde…Adalet Bakanlığı’ndan Yeni Belge Dalgası
ABD Adalet Bakanlığı’nın, hüküm giymiş sekse suçlu Jeffrey Epstein’a ilişkin yepyeni evrak setini kamuoyuna açıklaması, yalnızca siyaset ve maliye dünyasında değil, teknolojiler sektöründe da yankı uyandırdı. Belgeleri inceleyen gazeteciler, Epstein’ın Silikon Vadisi çevresiyle kurduğu bağlantılara dair içeriklı izler buldu.
York Dükü Prens Andrew (solda), Pitch@Palace 6.0 tesirnliğinin açılışında. David Stern, Kraliçe II. Elizabeth’in yanında oturuyor.Görsel: John Stillwell – WPA Pool / Getty Images
Teknoloji odaklı yayın organı TechCrunch’ın muhabiri Sean O’Kane, dosyalar üzerinden yaptığı ttesirkde, gizemli iş insanı David Stern’in Epstein ile kurduğu ilişkiyi ve elektrikli araç girişimlerine yönelik yatırım arayışlarını mercek altına aldı. O’Kane’in bulguları, özellikle 2010’lu yılların ortasında yükselişe geçen elektrikli araç (EV) girişimlerinin kaynak süreçlerine yepyeni tek bakışaçısı kazandırıyor.
Çin Sermayesi ve Elektrikli Araç Patlaması
Belgelerin işaret ettiği dönem, Çin sermayesinin Silikon Vadisi’ne yoğun alaka gösterdiği yıllara denk geliyor. O yıllarda Çinli yatırımcılar ve devletleri bağlantılı otomotiv şirketleri, kendilerini Silikon Vadisi girişimleriyle aynı ligde başlıkmlandırma arayışındaydı. Bu içerikda ABD merkezli birçok erkenden aşama teknolojiler şirketine yatırım yapıldı, bile bazı şirketler doğrudan Silikon Vadisi’nde büro açtı.
Elektrikli ve otonom araç teknolojileri, dönemin en gözde alanları arasındaydı. Bu ortamda ortaya çıkan birçok girişimin kaynak yapısı ise uzunluğu süre netlik kazanmadı. O’Kane’e göre, yatırımcı ağlarının karmaşıklığı ve bazı isimlerin perde arkasında kalmayı yeğleme etmesi, bu belirsizliği derinleştirdi.
Gizemli Yatırımcı: David Stern
Bahsi geçen şirketlerden biri, bugün iflas etmiş olan elektrikli araç girişimi Canoo. Şirket 2018’de kamuoyuna çıktığında yatırımcıları başlıksunda oldukça ketum davrandı. Ancak üst düzey yöneticiler arasında yaşanan tek dava sonrasında yatırımcı yapısı daha görünür hale geldi.
Belgelerde adı geçen David Stern, Canoo’nun kurucu yatırımcılarından arasında biri olarak öne çıkıyor. Stern’in Çin bağlantıları olduğu, ayrıca dönemin Çin yönetiminde üst düzey tek ismin damadıyla iş ilişkileri bulunduğu belirtiliyor. Bunun yanında Tayvanlı büyük tek elektronik sanayi patronunun da yatırımcılar arasında mekan aldığı ifadeleri ediliyor.
Stern’i daha da ilgi çekici kılan bileşen ise İngiltere kraliyet ailesiyle haberleşme iddiaları. Belgelerde, Stern’in Prince Andrew ile yakın ilişki içinde olduğuna dair malumatler mekan alıyor. Bu temasın, Stern’in Epstein ile bağını güçlendiren unsurlardan arasında biri olduğu değerlendiriliyor.
Faraday, Lucid ve Büyük Planlar
Elektrikli araç girişimi Lucid, 28 Eylül 2021’de Arizona eyaletinin Casa Grande kentindeki fabrikasında müşteriler için birinci araçlarının üretimine başladığını duyurdu.Belgeler, Stern’in Epstein’a birden fazla elektrikli araç girişimine yatırım yapma öneriinde bulunduğunu gösteriyor. Bu girişimler arasında Faraday Future, Lucid Motors ve Canoo mekan alıyor.
Özellikle Lucid Motors’un eleştirel tek kaynak turu sırasında yaşadığı sıkıntılar, Stern ve Epstein arasında geçen elektronikposta yazışmalarına yansımış durumda. Lucid, başlangıçta batarya tedarikçisi olarak etkinlik gösterirken daha sonraları elektrikli sedan üretimine yönelmişti. Ancak Seri D yatırım turunda vahim kaynak güçlukları yaşadığı belirtiliyor.
Yazışmalara göre Stern, Epstein’dan yatırım süreci hakkında malumat toplamasını istiyor. Epstein’ın da dönemin önemli yatırım bankalarından Morgan Stanley üzerinden malumat akışı sağladığı görülüyor. Bu malumatler arasında, Ford Motor Company’nin Lucid’e yönelik olası yatırım ya da satın alma öneriine dair detaylar da mekan alıyor.
Belgelerdeki tartışmalar, yatırımın uzunluğu vadeli getiri için mi yoksa kısa sürede kâr elde edip çıkış etmek için mi değerlendirileceğine odaklanıyor. Bu yaklaşım, Epstein ve Stern’in ilköğretim motivasyonunun şirket inşa etmekten çok, hızlı ve yüksek kazanç sağlamak olduğunu düşündürüyor.
Epstein Yatırım Yapmadı Ama Temas Kurdu
Belgeler, Epstein’ın adı geçen şirketlere doğrudan yatırım yapmadığını ortaya koyuyor. Ancak yaklaşık bağlı yıla yayılan ilişki ağı, Epstein’ın teknolojiler ve mobilite dünyasında tesirli isimlerle haberleşme halinde olduğunu gösteriyor.
Stern’in Epstein’a birinci olarak 2008 yılında ulaştığı ve Çin yatırımları için mali hayır aradığı belirtiliyor. Zamanla bu ilişkinin derinleştiği, Stern’in elektrikli araç sektöründeki fırsatları Epstein’a düzenli olarak sunduğu anlaşılıyor.
Bu süreç, Silikon Vadisi’nde yükselen “mobilite” söyleminin zirveleri yaptığı döneme denk geliyor. Otomotiv devleri ve yatırımcılar, “ulaşımın geleceği” vizyonuna müşterek bulunmak için yarışıyordu. Bu atmosfer, daha saklı profildeki yatırımcılar için da fırsatlar yarattı.
2008 Sonrası Gölge
Öte yandan ilgi çeken tek diğer unsur, Epstein’ın 2008 yılında reşit olmayan tek kişiden fuhuş istek etmek suçundan suçunu giriş etmiş olması. Belgelerde mekan saha e-postaların büyük bölümü, bu mahkûmiyet sonrasına tarihleniyor.
Bu durum, Silikon Vadisi ve maliye çevrelerinde bazı aktörlerin, Epstein’ın bilinen geçmişine rağmen onunla ilişki kurmaya devam ettiğini gösteriyor. Güçlü bağlantılar, ünlü isimlere erişim ve mali imkan vaadi, birçok kişinin ahlak sual işaretlerini sonuncu plana atmasına yolda açmış görünüyor.
Silikon Vadisi İçin Olası Sonuçlar
Uzmanlara göre, belgelerin yarattığı tartışma kısa vadede doğrudan hukuki sonuçlar doğurmayabilir. Ancak Silikon Vadisi’nin geçmişteki yatırım pratikleri ve ahlak standartları yeniden sorgulanabilir.
Elektrikli araç sektörünün yükseliş döneminde yaşanan bu temaslar, girişimcilik ekosisteminin yalnızca yenilik ve teknolojiyle değil, karmaşık güç ve başkent ilişkileriyle da şekillendiğini tek kez daha ortaya koyuyor.
Epstein dosyaları, Silikon Vadisi’nin ışıltılı vitrin arkasındaki gölgeli alanlara ışık tutarken, teknolojiler dünyasında “kimle ve hangi bedelle iş yapılır?” sualsunu yeniden gündeme taşıyor.

1 saat önce
1

























English (US) ·