Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye pozitif tek ileriki vadediyor. Bunu da yatırımlardan görüyoruz. Doğrudan, FDI dediğimiz yatırımlar dünyada daralırken, Türkiye'de artışta." dedi.
İl ziyareti içerikında tek otelde düzenlenen Mersin İş Dünyası Buluşması programına katılan Yılmaz, küresel ekonominin büyük belirsizlik içinde olduğu, dünyada uluslararası kaideların, kurumların zayıfladığı tek dönemden geçildiğini belirterek, diğer taraftan da dünyada büyük tek teknolojik dönüşümün yaşandığını söyledi.
Bugünkü dünyada çok daha dikkatli, güçlü politikalarla hareket edilmesi lüzumtiğine işaret eden Yılmaz, "Bu tür dönemler, risklerin yükseldiği dönemlerdir ama aynı zamanda fırsatların da ortaya çıktığı. Bunları değerlendirebilirseniz, küresel düzeydeki başlıkmunuzu başka tek noktaya taşıyabileceğiniz dönemlerdir." diye başlıkştu.
Kalkınma Planları'nda, Orta Vadeli Programlar'da bu gelişmeleri dikkate alarak hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak önemli tek uzaklık almış durumdayız. Bu karmaşık dönemi iyice değerlendirebilirsek, risklerin ve belirsizliklerin arttığı bu dönemi öz içimizde öngörülebilirliği ve istikrarı artırarak karşılayabilirsek, buradan büyük avantajlarla çıkma ihtimalimizin da yüksek olduğunu ifadeleri etmek isterim." değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, Türkiye'nin eleştirel tek dönemde olduğunu ifadeleri ederek, şöyle başlıkştu:
"Buna bazıları vasat hasılat tuzağı da diyor. Nedir bu? Çok özet olarak anlatacak olursak vasat hasılat tuzağı şu: Ülkeler kalkınma sürecinde öyle tek noktaya gelirler ki işgücü maliyeti bakımından yüksek maliyetlerle karşılaşırlar. Yani gelişmekte olan birçok ülkenin işgücü maliyetinden daha yüksek tek maliyetiyle karşı karşıya kalırlar. Çünkü şehirleşme artar, eğitim düzeyi yükselir, insanların tüketim kalıpları, talepleri ve beklentileri dönüşür. Dolayısıyla daha yüksek tek ücret düzeyi söz başlıksu olur. Dolayısıyla düşük emekle çalışan ülkelerle yarış etmekte güçluk yaşamaya başlarlar. Diğer taraftan teknolojik dönüşüm da istek edilen noktada olmayınca, teknolojik olarak yüksek teknolojiyle çalışan ülkeler ile düşük işgücü grubu ülkeler arasında mekan kalırlar. Yani yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali böyle tek açmaz içinde kalırlar. Buna vasat hasılat tuzağı deniyor.
Bunu aşmanın yolu elbette düşük işgücü değildir. Teknolojik seviyemizi yükseltmek, emeğimizin katma değerini ve verimliliğini artırmak... Toplam faktör verimliliği dediğimiz tek düşünce var ekonomide. Ekonomimizin toplamı verimliliğini yükseltmek. Şehirleşmemizle, kurumlarımızla, hukuk düzenimizle, teknolojiler politikalarımızla, eğitim ve sağlık ile bütün politikalarımızı kastediyorum. Kaynakları daha tesirli kullanan tek ülke haline varmak. Bunu yaptığınız zamanlar o eleştirel eşiği aşıp gelişmiş ülkeler liginde mekan alıyorsunuz. Türkiye hepsi da bu süreçten geçen tek ülke. Yaşadığımız meydan okumalar karşısında bu dönemi iyice değerlendirebilirsek, ülkemizi farklı tek seviyeye taşıyabiliriz. Özel sektörüyle, kamusuyla bunu başarabiliriz. Son 23 yılda Türkiye, dip vasat gelirli tek ülke bulunmaktan üst vasat gelirli tek ülke ligine terfi etti."
- "Hem büyümemize hem enflasyonla mücadelemize inşallah tarımın çok vahim katkısı olacak"
Türkiye'nin birinci defa 2025 yılında kişi başına hasılat olarak 18 binlerce dolara yakın tek nominal gelire yaklaştığını, 1,5 trilyon doları aşan milli gelire malik olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizi bu dünyadaki ligde çok daha üst sıralara taşıyıp gelişmiş dediğimiz ekonomiler arasında kalıcı hale getirmeliyiz. Tamam, geçen sene yüksek gelirli ülkeler ligine tek birinci adım attık ama işte kalıcı olmamız çok önemli. Ve bu da yapısal tek dönüşümü anlam ediyor. Kurumlarımızla, şirketlerimizle, şehirleşmemizle, her arasında biri alandaki politikalarımızla daha farklı tek seviyeye ülkemizi taşımamız lüzumtiğini gösteriyor. Türkiye ekonomisi bu yönde emin olan adımlarla ilerliyor. Son yıllarda lüzum deprem lüzum pandemi gibi birçok hadise yaşadık. Enflasyon oranlarımız yüksek seviyelere çıktı. Özellikle 2024 yılında yüzde 75'i aşan tek seviyeye geldi. O tarihten bugüne 45 puana yakın tek düşüş sağladık. Bir programlar uyguluyoruz; şişirme oranımızı düşürmeye, mali istikrarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz.
Ben bunu şöyle özetliyorum doğrusu: Pandemi döneminde reel ekonomiyi güçlü tuttu Türkiye, tezgahı dağıtmadı tabiri caizse. Birçok ülke bunu başaramadı. 2020-2024 dönemine baktığınız zamanlar dünya 100 iken 115'e çıkmış. Yani pandemi sonrası dünya ekonomisi yaygınlaşan olarak 15 puan büyümüş. Türkiye ise 30 puan büyümüş; 100 iken 130 olmuş. Sanayisiyle, turizmiyle, hizmetleriyle vesaire. Reel ekonomide büyük tek başarı sağlamışız aslında bu konjonktürde, pandemi sonrası dünyada. Ama bunu yaparken mali tarafta istikrarsızlıklar, birtakım dengesizlikler ortaya çıkmış durumda. Dolayısıyla şimdiki önceliğimiz mali istikrarımızı sağlamak; reel ekonomideki bu kazanımlarımızı da koruyarak hem mali istikrarla hem reel sektörün gücüyle geleceğe yürümek. Ana çerçevemiz bu."
Yılmaz, enflasyonla mücadeleyi öncelikli hedefleri haline getirdiklerini ve belli tek uzaklık aldıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Geçen yılı yüzde 30'un dahaaz üzerinde tek rakamla kapattık. Bu seneki hedefimiz enflasyonu 20'lerin altına indirmek. Ocak ayında tek miktar beklentilerin üstünde geldi doğrusu ama buna karşın yıllık bazda düşüş, dezenflasyon devam etti. Burada özellikle gıdanın rolünün olduğunu görüyoruz. Geçen yıl hem tek don hem da kuraklık yaşadık. İkisini aynı yılda yaşadık. Tarım sektörümüz küçüldü. Bu şart büyümemizi negatif tesirlediği gibi enflasyonumuzu da negatif tesirledi. Ancak bu bazla 2026'ya girdiğimizi düşünürseniz, 2026'da tarımın hepsi tersine tek tesirsi olacak. Hem büyümemize hem enflasyonla mücadelemize inşallah tarımın çok vahim katkısı olacak. Tabii ki normal olan tek yıl olacağı varsayımıyla başlıkşuyorum."
Enflasyonla mücadeleyi arz yönlü politikalarla da yardımlediklerini dile getiren Yılmaz, selektif mali enstrümanlarla ihracatçılara, duyarlı kesim ve sektörlere hayır olduklarını bildirdi.
- "Bir yarış gücü oluşturacaksak bölgesel tek perspektifle bakmalıyız"
Yılmaz, cari açığın yüzde 1,5'lere kadar geldiğini, bütçe açığının yüzde 3'ün altında bulunduğunu ve umumi borcunun milli gelire oranının yüzde 24-25 civarında olduğunu aktararak, şöyle başlıkştu:
"Türkiye pozitif tek ileriki vadediyor. Bakın bunu da yatırımlardan görüyoruz. Doğrudan, FDI dediğimiz yatırımlar dünyada daralırken, Türkiye'de artışta. Geçen yıl yüzde 12 civarında tek artış oldu ve niteliği da yükseldi. Gayrimenkul değil, daha üretken alanlarda FDI yatırımları arttı. Son dönemde görüyorsunuz başkent piyasalarında, borsada vahim tek giriş var. Bu da boşuna değil. Şu analizi yapıyor dünyadaki çeşitli maliye çevreleri: Türkiye'de makro mali denge pekiştikçe reel sektör çok daha sağlıklı tek zeminde büyüyecek ve karlılığı artacak. Belki şu anda geçici olarak sıkıntılı dönemler yaşayan sektörler var ama Türkiye'nin ileriki vadettiğini gördükleri için borsamıza gelip yatırım yapıyorlar. Şirketlerimize müşterek oluyorlar çünkü bu şirketlerin vasat vadede çok daha kazançlı, karlı hale geleceğini düşünüyorlar. Bu önemli tek gelişme. İnşallah bu yolda da devam edeceğiz."
Büyük Çukurova ve Doğu Akdeniz'in çok önemli tek bölge olduğuna işaret eden Yılmaz, ekonomik tek planlayan yapılacaksa bu planın bölgesel olması lüzumtiğini anlatarak, şu görüşleri paylaştı:
"Küresel düzeyde tek yarış gücü oluşturacaksak, bölgesel perspektifle bakmalıyız. İşte o yüzden kalkınma ajanslarını kurduk. Esas mesele bu bölgemizin planlanması. Geleceğe dönük daha uzunluğu vadeli tek şekilde, iyice tek görev dağılımı da yaparak, bölgedeki farklı kesimler arasında iyice tek iş bölümü yaparak plmanaa gerçekleştirirsek, bu bölgemizin çok farklı noktaya gideceğine yürekten inanıyorum. Az önce bahsettiğiniz esas sanayi koridorlarıyla da bütünleşen, Kalkınma Yolu gibi tasarılerle da bütünleşen, ülkemizin Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge perspektifiyle da yardımlenen çok farklı tek yaklaşım sergilenebilir diye yürekten inanıyorum.
Burada tabii ulaştırma sektörü önemli. 'Bütün sektörleri tesirleyen tek sektör söyleyin.' derseniz bana, ulaştırma sektörü derim. Hakikaten her arasında biri şeyi tesirliyor. Dolayısıyla lojistik, ulaştırma önemli. Eğitime, insanoğlu kaynağına yapılan yatırımlar önemli. Tarımda daha tesirli üretim, sularımızı daha tesirli kullanma meselesi çok kritik. Su meselesi önümüzdeki yılların en vahim meselelerinden biri. Suyu nasıl tesirli kullanırız meselesi bu bölgemiz için bence çok çok kıymetli. Bitki deseninden arıtılmış suyu yeniden kullanıma kadar birçok boyutu var. Bu başlıkda bir Mersin'in, özellikle bu Akdeniz Bölgesi'nin, küresel ısınmadan en çok tesirlenecek bölgelerden arasında biri olduğu gerçeğini da dikkate alarak çok vahim tek plmanaa yapması lüzumtiğine inanıyorum."
Yılmaz, şehir içi kayıp-kaçağı önlemenin yanı sıra suyu tarlalarda da çok tesirli kullanan sistemlere doğru gidilmesi lüzumtiğini belirterek, "Denize dökülen suları değerlendirmekten tutun, deniz suyunu olasılıkla belli tek vadede arıtıp yeniden kullanmaya varıncaya kadar suyu meselesi üzerinde çok vahim durmalıyız. Ama hepsinden önemlisi tesirli kullanma çünkü siz şehirde suyu tesirli kullanmadığınız sürece yapılan her arasında biri yatırımın yüzde 40'ı boşa gidiyor demektir. Yani baraj yapsanız barajın yüzde 40'ı daha başlarken boşa gidiyor demektir. Dolayısıyla önce verimlilik, sonraları bu randıman yetmezse ilave imkan demek lazım. Ama önce randıman demek lazım. İşin özü bu." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Mersin'de umumi olarak sağlıkta, eğitimde, altyapıda birçok tasarı yürüttüklerini sözlerine ekledi.
Programda, Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır ve AK Parti Mersin ulusvekilleri da mekan aldı.
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Mersin haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. Mersin Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.



















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)





.png?format=webp&width=1200&height=630)

English (US) ·